Analiz

Araftaki Müttefik: NATO-Gürcistan İlişkilerinde “Sessiz ve Teknik” Dönem

Gürcistan, agresif Batı entegrasyonu yerine Rusya’nın askerî gerçekliğini ve kendi transit potansiyelini gözeten beka odaklı bir eksene kaymıştır.
NATO ile siyasî üyelik perspektifi askıya alınırken, kurumsal angajman Moskova’yı kışkırtmayacak düzeyde pratik ve askerî işbirlikleriyle sınırlandırılmıştır.
Tiflis’in, Batı’nın “koşullu angajmanı” ile Rusya’nın bölgesel asimetri arayışı arasında çok boyutlu ve bağımsız bir stratejik denge aktörüne evrilmesi öngörülmektedir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Son dönemde Gürcistan dış politikası, bilhassa Saakaşvili döneminde tecrübe edilen agresif Batı entegrasyonu vizyonundan uzaklaşarak; sınır komşusu Rusya’nın askerî gerçekliğini ve ülkenin jeoekonomik transit kapasitesini merkeze alan pragmatik bir reelpolitik eksene kaymıştır. Bu stratejik dönüşüm, doğrudan çatışmacı bir hat yerine ulusal bekayı önceleyen temkinli bir mesafeyi beraberinde getirmektedir. Nitekim Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maka Boçorişvili’nin 2026 yılının Haziran ayında İmedi (Umut) televizyonuna verdiği mülakatta, iktidardaki Gürcü Rüyası Partisi’nin (GRP) egemenliği korumak adına Rusya ile askerî çatışmaya girmeme ve dış baskılara direnme kararının bazı dış güçlerce hazmedilemediğini vurgulaması, Tiflis’in ülkeyi soyut meseleler uğruna feda etmeme iradesinin en net göstergesidir.

Zira bu tarafsızlık politikası, dönemin Başbakanı İrakli Garibaşvili’nin 25 Şubat 2022 tarihinde Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmama kararıyla başlamış, bunun sonucunda Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Tiflis Büyükelçisini geri çekerken; iç muhalefet de hükûmeti Rusya ile işbirliği yapmakla suçlamıştır.[i] Bu akılcı denge arayışı, asimetrik bir tahribattan kaçınma stratejisi olsa da iç siyasette derin bir güvenlik ikilemi ve kutuplaşma yaratmıştır. Örneğin Birleşik Ulusal Hareket (BUH) Siyasî Konseyi Başkanı Levan Bejaşvili, Garibaşvili’nin Moldova’daki bir zirvede NATO’ya katılımı sorgulayan ve Rusya’nın “Savaş mı istiyorsunuz?” şeklindeki propagandasını andıran retoriğine sert tepki göstermiş; Ukrayna örneğinin Gürcistan için bir gözdağı olarak kullanılmasını haince bir yaklaşım olarak nitelendirerek bu anlatının toplumda keskin bir infial yarattığını detaylıca dile getirmiştir.[ii]

Tiflis’in içeride yaşadığı bu kimlik krizi ve dışarıda benimsediği katı gerçekçi tutum, NATO’nun kurumsal aklında normatif düzeyde ciddi endişeler doğurmuş ve ikili ilişkilerin siyasî mimarisini gözden geçirmeye itmiştir. 26 Mart 2026 tarihinde yayımlanan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin 2025 Yıllık Raporu’nda, 2024 parlamento seçimleri ve sonrasındaki kısıtlayıcı yasalar ile muhalif siyasîlerin tutuklanması gibi gelişmeler ışığında Gürcistan’ın demokratik gidişatı olduğuna dair ciddi endişeler vurgulanmış, ülkenin acilen Avrupa yanlısı rotasına dönmesi gerektiği belirtilerek Kapsamlı NATO-Gürcistan Paketi (SNGP) dâhil olmak üzere işbirliği önceliklerinin yeniden gözden geçirildiği açıkça ifade edilmiştir.[iii]

Bu gerilemelere rağmen İttifak, Kafkasya’nın jeostratejik önemini göz ardı etmemektedir; nitekim rapora yansıyan diğer detaylarda, 17 müttefik ve ortak ülkenin katılımıyla mayıs ayında başarıyla yapılan tatbikatlara, Tiflis’teki NATO İrtibat Bürosu’nun aktif temaslarına ve ABD arabuluculuğunda Ermenistan ile Azerbaycan arasında ağustos ayında sağlanan barış anlaşmasının memnuniyetle karşılandığına dikkat çekilmiştir.[iv] Kurumsal bağları koparmak yerine sorunları çözmek için diyaloğu sürdürmeyi en mantıklı yol olarak gören Genel Sekreter Rutte, AB ile koordinasyon içinde Gürcistan’a demokratik rotaya dönme çağrısı yaparken; ülkenin Savunma Kapasitesi İnşası girişimi kapsamında Bosna Hersek, Irak, Ürdün, Moritanya, Moldova ve Tunus ile birlikte desteklenen partnerler arasında yer almaya devam ettiğini detaylandırmıştır.[v]

Üst düzey siyasî pürüzlerin varlığına rağmen askerî sahada sağlanan birlikte çalışabilirlik ve kurumsal dayanıklılık kapasitesinin politik gerilimlerden yapısal olarak ayrıştırıldığı net bir biçimde görülmektedir. NATO Genel Sekreteri’nin Kafkasya ve Orta Asya Özel Temsilcisi Büyükelçi Kevin Hamilton, 7-8 Mayıs 2026 tarihlerinde Tiflis’e gerçekleştirdiği ziyarette Maka Botçorishvili, İrakli Çikovani ve Laşa Darsalia ile Bireyselleştirilmiş Ortaklık Programı, SNGP ve NATO Askerî Komitesi Gürcistan Çalışma Planı gibi enstrümanları değerlendirirken, JTEC’i incelemiş ve İttifak’ın sarsılmaz desteğini vurgulamak amacıyla işgal altındaki Güney Osetya bölgesinin İdarî Sınır Hattı’nı bizzat ziyaret etmiştir.[vi] Eşzamanlı olarak Gürcistan’ın çok taraflı platformlardaki risk yönetimi devam etmektedir; Nikoloz Samkharadze liderliğindeki Gürcistan Parlamento Heyeti, 30 Mayıs-1 Haziran 2026 tarihlerinde Vilnius’taki NATO Parlamenter Asamblesi İlkbahar Oturumu’na katılarak Rusya kaynaklı konvansiyonel tehditler, muharebede modern teknolojiler ve savunma bütçelerinin artırılması gibi kritik güvenlik meselelerini masaya yatırmış ve “Caydırıcılık ve Savunmada Kuantum Sıçraması” deklarasyonunun oylamasına iştirak etmiştir.[vii]

Nitekim Gürcistan, NATO ile olan ilişkilerini Moskova’yı doğrudan kışkırtacak radikal bir stratejik hiza arayışından çıkarıp deniz güvenliği, sınır koruması ve taktiksel altyapı inşası gibi daha “teknik ve sessiz” alanlara kaydırmış görünmektedir. Bunun en somut örneği olarak, İçişleri Bakanlığı Sınır Polisi Sahil Güvenlik Departmanı ile Ortak Deniz Operasyonları Yönetim Merkezi (JMOC), SNGP Çekirdek Ekibi ve Deniz Güvenliği Girişimi uzmanlarını ağırlamış; Badri Şengelia’nın verdiği brifinglerin ardından Sahil Güvenlik Departmanı Başkanı Yura Pirtskhalaşvili, Poti Üssü’ndeki mühendislik altyapısını, devriye gemilerini ve özel müdahale timlerinin taktik donanımlarını heyete bizzat tanıtmıştır.[viii]

Bu bağlamda mevcut ilişkilerle ileriye dönük bakıldığında, Gürcistan’ın dış politikasında kristalleşen bu “stratejik dengeleme” sarmalının önümüzdeki orta vadede kalıcı bir devlet doktrini hâlini alındığı ve bunu sürdürmesi pek muhtemel olduğu beklenilmektedir. Küresel tedarik zincirlerinde değişen dengelerin ve bilhassa Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan uluslararası ticaret rotalarının artan jeoekonomik cazibesinin, Tiflis yönetimini transit tekelini korumak adına çok kutuplu ve dikkatli bir diplomasi yürütmeye zorlayabileceği öngörülmektedir. Bu bağlamda Gürcistan’ın NATO ile ilişkilerinde Üyelik Eylem Planı (MAP) gibi Moskova’nın katı bir “kırmızı çizgi” olarak addettiği resmî ve provokatif entegrasyon adımlarından özenle kaçınmaya devam etmesi, buna mukabil İttifak’ın sunduğu kapasite inşası, siber savunma ve kritik altyapı fonlarından azami düzeyde faydalanmayı sürdürebileceği değerlendirilmektedir.

Rusya cephesinden bakıldığında ise Tiflis’in topraklarında resmî bir müttefik üssü barındırmadığı ve açık bir Batı mızrak ucu rolüne soyunmadığı müddetçe bu “teknik” boyuttaki işbirliğine jeopolitik bir zaruret olarak zımni bir tolerans gösterebileceği ihtimal dâhilindedir; zira Moskova’nın Güney Kafkasya’daki birincil önceliğinin, Gürcistan’ın kurumsal olarak tamamen Batı kampına entegre olmasını engelleyerek bölgesel güç asimetrisini kendi lehine muhafaza etmek olduğu; söz konusu dengeli angajmanın aynı zamanda Abhazya ve Güney Osetya’daki donmuş kriz ve çatışmaların ileride yeniden diplomasi masasına taşınabilmesi ihtimalinin önünü tamamen kapatmama stratejisine işaret ettiği düşünülmektedir.

Bu pragmatik dış politika tercihinin kurumsal ve sosyolojik yansımaları bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildiğinde, NATO ile Tiflis arasındaki ikili ilişkilerin orta vadede “üyelik perspektifi askıya alınmış kalıcı bir ortaklık” arafında sabitlenmesi muhtemel görünmektedir. İttifak’ın ve daha geniş bağlamda Avrupa-Atlantik blokunun, Gürcistan’daki iddia ettikleri “demokratik gözlemlenen gerilemeler” ve iç siyasî sıkılaşmalar karşısında normatif eleştirilerini sürdürmesi beklense de reelpolitik zorunluluklar nedeniyle ülkeyi sahadan tamamen izole edecek radikal diplomatik kopuşlardan kaçınabileceği tahmin edilmektedir. Batı blokunun, Kafkasya’daki jeostratejik nüfuz alanını bölgesel rakiplerine terk etmeme güdüsüyle “koşullu angajman” stratejisini derinleştirmesi ve bu doğrultuda siyasî entegrasyondan ziyade ülkenin askerî ve kurumsal dayanıklılığına odaklanması rasyonel bir olasılık olarak öne çıkmaktadır. Nihayetinde tüm bu parametreler ışığında Gürcistan’ın gelecekteki konumunun; küresel güç rekabetinde doğrudan cephe hattı olmaktan ziyade, büyük güçlerin jeopolitik fay hatları üzerinde hayatta kalmaya çalışan konum hüviyetine evrilebileceği değerlendirilmektedir.


[i] “MID Gruzii: Zapad ne Mozhet Smiritsya s Tem, Chto Strana Zashchitila Svoy Suverenitet”, TASS, https://tass.ru/mezhdunarodnaya-panorama/27793217, (Erişim Tarihi: 22.06.2026).

[ii] “Gharibashvilma Kitkhvis Nishnis Kvesh Daaqena Sakartvelos Gadatsqvetileba NATO-shi Gatsevrianebastan Dakavshirebit da Rusuli Narativi Gaagrdzela – ‘Omi Gindat?’ – Levan Bezhashvili”, GHN, https://ghn.ge/news/297096-gharibashvilma-kitkhvis-nishnis-kvesh-daaqena-sakartvelos-gadatsqvetileba-nato-shi-gatsevrianebastan-dakavshirebit-da-rusuli-narativi-gaagrdzela-omi-gindat-levan-bezhashvili, (Erişim Tarihi: 22.06.2026).

[iii] “Sakartvelo NATOs Generaluri Mdivnis 2025 Tslis Angarishshi”, Civil Georgia, https://civil.ge/ka/archives/727617, (Erişim Tarihi: 22.06.2026).

[iv] Yousef Bardouka, “NATO Says it ‘Reviewed Engagement’ with Georgia Following 2024 Elections and Aftermath”, OC Media, https://oc-media.org/nato-says-it-reviewed-engagement-with-georgia-following-2024-elections-and-aftermath/, (Erişim Tarihi: 22.06.2026).

[v] “NATO Secretary General: ‘We Continue Cooperation with Georgia’”, JAM News, https://jam-news.net/nato-secretary-general-we-continue-cooperation-with-georgia/, (Erişim Tarihi: 22.06.2026).

[vi] “NATO’s Special Representative for the Caucasus and Central Asia visits Georgia”, NATO, https://www.nato.int/en/news-and-events/articles/news/2026/05/11/natos-special-representative-for-the-caucasus-and-central-asia-visits-georgia, (Erişim Tarihi: 22.06.2026).

[vii] “Parliamentary Delegation Participates in the NATO PA Spring Session”, Parliament of Georgia, https://parliament.ge/en/media/news/sakartvelos-parlamentis-delegatsia-nato-s-saparlamento-asambleis-sagazafkhulo-sesiashi-monatsileobs, (Erişim Tarihi: 22.06.2026).

[viii] “Sakartvelos Sasazghvro Politsiis Sanapiro Datsvis Departaments Nato-Sakartvelos Arsebiti Paketis Dziritadi Jgupi Estumra”, Imedi News, https://imedinews.ge/ge/samartali/441581/saqartvelos-sasazgvro-politsiis-sanapiro-datsvis-departaments-natosaqartvelos-arsebiti-paketis-dziritadi-jgupi-estumra, (Erişim Tarihi: 22.06.2026).

Ergün MAMEDOV
Ergün MAMEDOV
Ergün Mamedov, 2020 yıllında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Uluslararası İlişkiler tezli yüksek lisans bölümüne kabul almış ve 2022 yılında tezini başarıyla savunarak mezun olmuştur. Eğitimine hâlihazırda 2022 yılında başladığı Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Uluslararası İlişkiler ana bilim dalında doktora öğrencisi olarak devam etmektedir. Gürcistan vatandaşı olan Ergün Mamedov, ileri düzeyde Gürcüce, orta düzeyde İngilizce ve başlangıç düzeyinde Rusça bilmektedir. Başlıca ilgi alanları, Güney Kafkasya ve Türk Dünyası coğrafyaları merkezli güncel diplomasi gündemi ve siyasî tarihtir.

Benzer İçerikler