Analiz

Kazakistan’ın Su Diplomasisi ve Japonya ile Ortaklık

Kazakistan, su diplomasisini kurumsallaştırarak milletlerarası alandaki girişimlerini güçlendirmektedir.
Kazakistan, uluslararası ölçekte yeni bir su yönetişimi mekanizması meydana getirme çabasındadır.
Kazakistan’ın su diplomasisi, devlet kurumları içinde daha sistematik bir yapıya kavuşturulmuştur.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Su rezervleri, iklim değişikliği, nüfus artışı, ekonomik kalkınma ve çevresel dönüşüm gibi pek çok farklı faktörlerin etkisiyle 21. asrın en mühim stratejik konularından biri hâline gelmiştir. Bilhassa sınır aşan su kaynaklarının birden fazla ülke tarafından paylaşılması, su güvenliğini sadece çevresel ya da ekonomik bir mesele olmaktan çıkararak diplomatik ve milletlerarası güvenlik boyutları bulunan çok vektörlü bir meseleye evrilmektedir. Bu durum, su kaynaklarının yönetiminde devletlerarası müzakerelerin yanı sıra uluslararası kurumların, araştırma kuruluşlarının ve sivil toplum aktörlerinin de sürece dâhil edilmesini gerekli kılmaktadır.

Orta Asya, su rezervlerinin paylaşımı ve yönetimi açısından bu değişimin en belirgin şekilde gözlemlendiği bölgelerdendir. Bu coğrafyada nehir havzalarının birden fazla devletin sınırları içinde yer alması, su kaynaklarının kullanımını milletlerarası ilişkilerin önemli unsurlarından biri hâline getirmektedir. Bu kapsamda Kazakistan, son zamanlarda su yönetimi ve su güvenliği konularını dış politika gündeminin daha görünür bir parçası hâline getirerek su diplomasisi alanında kurumsal ve uluslararası girişimlerini artırmaktadır.

Kazakistan’ın su diplomasisi alanındaki yaklaşımının dikkat çekici unsurlarından biri, bu politikanın devlet kurumları içinde daha sistematik bir yapıya kavuşturulmasıdır. Kazakistan Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı bünyesinde Su Diplomasisi Departmanı’nın kurulması, devletin su rezervleri konusundaki milletlerarası ilişkilerini kurumsallaştırma yönündeki iradesinin somut göstergelerinden biridir. Birimin başat görevleri arasında sınır aşan su kaynaklarına ilişkin sürekli hükümetler arası komisyonlara katılımın koordine edilmesi, partner ülkelerle müzakerelerin yürütülmesine destek verilmesi ve su kaynakları alanındaki milletlerarası anlaşmaların hazırlanması ve uygulanmasının takip edilmesi bulunmaktadır.[i]

Bu kurumsallaşma, su diplomasisinin Kazakistan açısından geçici ya da sadece belirli kriz zamanlarında kullanılan bir diplomatik araç olmadığını ortaya koymaktadır. Sınır aşan su kaynaklarının yönetiminin uzun süreli ve devamlı bir dış politika alanı olarak ele alındığı görülmektedir. Böylelikle su kaynaklarının yönetimine ilişkin teknik meselelerin diplomatik müzakerelerle bütünleştirilmesi ve farklı ülkelerle yürütülen iş ortaklığı aşamalarının daha koordineli bir şekilde gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.

Kazakistan’ın su diplomasisindeki bir diğer önemli boyut ise uluslararası ölçekte yeni bir su yönetişimi mekanizması meydana getirilmesi çabasıdır. Kazakistan’ın Japonya’daki diplomatik temasları sırasında gündeme getirilen Birleşmiş Milletler himayesinde Uluslararası Su Örgütü kurulması önerisi, bu yaklaşımın küresel boyutunu ortaya koymaktadır. Bu önerinin temelinde küresel su yönetişiminin kuvvetlendirilmesi, mevcut uluslararası mekanizmalar arasındaki koordinasyonun artırılması ve su meselelerinde daha kapsayıcı bir uluslararası diyaloğun koordine edilmesi düşüncesi bulunmaktadır.[ii]

Ayrıca bu önerinin Japonya’da gündeme getirilmesi de ayrıca dikkat çekicidir. Kazakistan’ın Japonya Büyükelçisi Yerlan Baudarbek-Kozhatayev ile Japonya Su Forumu Genel Sekreteri Yutaka Hosomi arasında gerçekleştirilen görüşmede, global su gündeminin güncel meseleleri ve iki devlet arasında su kaynakları yönetimi konusunda iş ortaklığı olanakları ele alınmıştır. Görüşmede Japon tarafının Kazakistan’ın su diplomasisi girişimlerine olumlu bir şekilde yaklaşması, Astana’nın bu alandaki politikalarının uluslararası düzeyde görünürlük kazandığını göstermektedir. Japonya Su Forumu temsilcilerinin değerlendirmelerinde su problemlerinin sadece su kaynaklarının miktarı veya teknik yönetimi üzerinden ele alınamayacağı, su güvenliği ile iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma ve uluslararası güvenlik arasındaki ilişkilerin beraber değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, Kazakistan’ın su diplomasisi anlayışıyla da büyük oranda örtüşmektedir. Bu vesileyle iki ülke arasındaki ortaklık yalnızca su yönetimi konusunda teknik bilgi paylaşımına değil, su güvenliğinin daha kapsamlı bir sürdürülebilirlik ve güvenlik çerçevesinde değerlendirilmesine de zemin hazırlamaktadır.[iii]

Kazakistan ve Japonya arasındaki temasların bir başka boyutunu ise akademik ve sivil toplum temelli ortaklık oluşturmaktadır. Tarafların araştırma kurumları ve sivil toplum kuruluşları arasında işbirliğinin geliştirilmesine yönelik ilgileri, su diplomasisinin sadece milletler arasındaki ilişkilerle sınırlandırılmadığını göstermektedir. Bu durum, çağdaş su diplomasisinin çok yönlü bir yapıya doğru evrildiğine işaret etmektedir. Üniversiteler, araştırma merkezleri, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası platformların sürece dâhil edilmesi, su politikalarının bilimsel bilgi ve toplumsal katılım temelinde geliştirilmesine katkı sağlayabilir.

Kazakistan’ın Japonya Su Haftası kapsamında düzenlenen “Thinking Future of Water” başlıklı uluslararası sempozyuma katılımı da bu açıdan ehemmiyet taşımaktadır. Söz konusu etkinlikte Kazakistan ve Orta Asya’nın karşı karşıya olduğu su problemlerini ve Kazakistan’ın bu sorunlara yönelik girişimlerini aktarması, ülkenin bölgesel su konularını uluslararası platformlarda gündeme taşıma stratejisinin bir parçası şeklinde değerlendirilebilir.[iv]

Kazakistan’ın son dönemde su diplomasisi alanında attığı adımlar, su rezervlerinin devletin dış politika ve milletlerarası ortaklığı gündemindeki öneminin giderek arttığını göstermektedir. Su Diplomasisi Departmanı’nın kurulması, sınır aşan su kaynaklarının yönetimine ilişkin müzakerelerin ve hükümetlerarası anlaşmaların daha koordineli biçimde yürütülmesine yönelik kurumsal kapasitenin geliştirilmesi açısından önemli bir adımdır.

Kazakistan’ın yaklaşımı sadece milli veya bölgesel su sorunlarının çözümüne odaklanmamaktadır. Birleşmiş Milletler himayesinde Uluslararası Su Örgütü kurulması yönündeki bu öneri, Astana’nın su konularının küresel yönetişim düzeyinde ele alma arayışını ortaya koymaktadır. Bu öneri, mevcut uluslararası mekanizmalar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve su güvenliği alanında daha kapsayıcı bir uluslararası ortaklık oluşturulması açısından dikkat çekici bir girişim niteliğindedir.

Bununla beraber Japonya ile gerçekleştirilen ikili temaslar ise Kazakistan’ın bu yaklaşımını destekleyen önemli bir diplomatik kanal meydana getirmektedir. İki devletin su kaynakları yönetimi, araştırma kurumları ve sivil toplum kuruluşları arasında ortaklık geliştirme iradesi, su diplomasisinin sadece hükümetlerarası müzakerelerden ibaret olmadığını göstermektedir. Dolayısıyla Kazakistan’ın su diplomasisi, bölgesel su güvenliğinin sağlanmasından küresel su yönetişiminin geliştirilmesine uzanan çok katmanlı bir politika alanına dönüşmektedir.

Sonuç olarak Kazakistan’ın su diplomasisi girişimleri, Orta Asya’daki su sorunlarının milletlerarası gündeme taşınması açısından olduğu kadar ülkenin küresel diplomatik görünürlüğünün artırılması bakımından da önem taşımaktadır. Önümüzdeki zaman diliminde bu politikanın başarısı, önerilen uluslararası mekanizmaların somutlaşmasının yanı sıra sınır aşan su kaynaklarına ilişkin mevcut anlaşmaların etkin uygulanmasına, bilimsel işbirliğinin güçlendirilmesine ve bölge ülkeleri arasında karşılıklı güvene dayalı sürdürülebilir bir diyalog kurulmasına bağlı olacaktır.


[i] “Kazakhstan’s Water Ministry Establishes Water Diplomacy Department”, Kazakhstan Today, https://www.kt.kz/eng/politics/kazakhstan_s_water_ministry_establishes_water_diplomacy_1377996328.html, (Erişim Tarihi: 11.08.2026).

[ii] Aynı Yer.

[iii] Aynı Yer.

[iv] “Kazakhstan promotes UN-backed International Water Organization in Japan”, Daryo, https://daryo.uz/en/odQ3tePvg/, (Erişim Tarihi: 11.08.2026).

Dilara Cansın KEÇİALAN
Dilara Cansın KEÇİALAN
Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Dilara Cansın KEÇİALAN, ilk yüksek lisans eğitimini Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi yüksek lisans programında ise “Kuşak-Yol ve Yeşil Enerji Projeleri Bağlamında Kazakistan-Çin Halk Cumhuriyeti İş Birliği, Fırsatlar ve Riskler” başlıklı tezini savunmuştur. 2025 yılında T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Yurt Dışı Lisansüstü Eğitim Bursunu kazanan KEÇİALAN, Ukrayna’da Taras Şevçenko Kiev Ulusal Üniversitesinde doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Atatürk Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü’nde öğrenim görmekte olup ANKASAM’da (Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi) Avrasya Araştırma Uzmanı olarak görev yapmaktadır. Başlıca ilgi alanları Avrasya ve özellikle Orta Asya bölgesidir. İngilizce ve Rusça bilmekte, temel düzeyde Ukraynaca bilgisine sahip olup Kazakça öğrenmektedir.

Benzer İçerikler