Bakü, 21 Nisan 2026 – AZERTAC
2021 yılından bu yana düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF), her yıl güncel ve çözüm odaklı temalarla öne çıkarak kısa sürede küresel ölçekte tanınan bir diplomasi platformuna dönüştü. Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Kıdemli Araştırmacısı Dr. Cenk Tamer, AZERTAC’a yaptığı açıklamada, forumun geçen beş yıl içinde bir “küresel marka” ve diplomatik merkez haline geldiğini belirtti.
Tamer, dünyada güç dengelerinin kademeli olarak Asya’ya kaydığı bir dönemde Türkiye’nin, 2021 yılından itibaren hayata geçirdiği “Yeniden Asya Girişimi” ile bu eğilimi vaktinde değerlendirdiğini vurguladı. ADF’nin ise bu küresel süreçleri izlemek ve tartışmak bakımından devletlerin aktif katılım sağladığı, bölgesel ve uluslararası sorunların açıkça müzakere edildiği kritik bir platform haline geldiğini ifade etti.
Türkiye: Barışın Merkezi Aktörü
Dr. Cenk Tamer, Türkiye’nin küresel sorunların çözümüne katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü yoğun diplomasi trafiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Türkiye, küresel sorunların çözümüne katkı sunmak ve daha istikrarlı bir uluslararası ortamın oluşmasını sağlamak amacıyla son yıllarda yoğun bir diplomatik faaliyet yürütmektedir. 2026 yılı itibarıyla, özellikle Orta Doğu’daki barış girişimlerinde Türkiye yeniden merkezi aktör olarak öne çıkmaktadır. Bölgedeki gerginlikler karşısında Türkiye’nin yürüttüğü aktif diplomasi, özellikle ‘Mekik Diplomasisi’ ve arabuluculuk çabaları, krizlerin yumuşatılmasında hayati bir rol oynamıştır ve oynamaya devam etmektedir.”
Tamer, Türkiye’nin İran, Körfez ülkeleri ve Türk devletleri ile mevcut olan güçlü bağlarının, bölgede sağduyunun hakim gelmesine katkı sağladığını belirtti. Özellikle Nahçıvan istikametinde yaşanan olumsuz hadisenin ardından Türkiye ve Azerbaycan’ın sergilediği dengeli ve iş birliğine dayalı tutumun, iki ülkenin stratejik yaklaşımının bir kanıtı olduğunu vurguladı.
Bölgesel İstikrar İçin Örnek Model
İki kardeş ülkenin provokasyonlara kapılmadan rasyonel bir siyaset izlediğini belirten Tamer, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü:
- Rasyonel Siyaset: Türkiye ve Azerbaycan, provokatif adımlara uymadan, dikkatli ve akılcı bir siyasetle bölgesel istikrarı koruyan bir model inşa etmişlerdir.
- Küresel Dayanışma: Bu barışçıl yaklaşım sadece bölge için değil, İslam dünyası ve Türk devletleri arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi açısından da büyük önem taşımaktadır.
- Uluslararası Örnek: ADF, Türkiye ve Azerbaycan’a küresel kamuoyuna barış ve güvenlik odaklı aktörler olduklarını gösterme imkanı tanımaktadır.
Dr. Cenk Tamer, sonuç olarak şu tespitte bulundu: “Eğer Türkiye ve Azerbaycan mevcut kriz şartlarında bu denli ölçülü ve iş birliğine dayalı bir siyaset yürütmeseydi, Orta Doğu’daki gerginliğin çok daha geniş bir coğrafyaya yayılması işten bile değildi. Bu bakımdan her iki ülkenin yürüttüğü siyaset, diğer devletler için de örnek bir model teşkil etmelidir.”

