Ankara Kriz ve Siyasi Çalışmalar Merkezi (ANKASAM), Azerbaycan’ın Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantıları formatına tam katılımını ve bunun bölgesel etkilerini değerlendirmek üzere Ludovika Türk Araştırmaları Merkezi’nde Kıdemli Danışman ve Araştırma-Akademik Ağlar Sorumlusu Dávid Biró ile yapmış olduğu röportajı dikkatlerinize sunmaktadır.
1. Türkmenistan, yaklaşan Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantısı’na ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, Azerbaycan’ın toplantıya tam katılımı bölgesel işbirliğinin değişen ve genişleyen kapsamı açısından nasıl değerlendirilebilir?
İstişare toplantıları, Orta Asya’daki bölgesel işbirliğinin yürütülme biçiminde önemli bir değişimi temsil etmektedir. Azerbaycan’ın daha önce “davetli onur konuğu” olarak yer aldığı bu sürece artık tam katılımcı olarak dâhil olması da bu değişimin en belirgin göstergelerinden biridir. Kasım 2025 tarihinde Taşkent’te düzenlenen Yedinci İstişare Toplantısı’nda alınan kararla bu yönde önemli bir adım atılmıştır. Türkmenistan’ın dönem başkanlığını üstlendiği 2026 yılında ise toplantının adı “Orta Asya ve Azerbaycan Devlet Başkanları İstişare Toplantısı” olarak değiştirilmiş ve C5 formatı, Azerbaycan’ın da katılımıyla altı ülkeyi kapsayan bir yapıya dönüşmüştür.
Yeni formatın ilk resmî zirvesinin 8 Ekim 2026 tarihinde Avaza’da yapılacak olması, Orta Asya ile Hazar bölgesi arasındaki işbirliğinin daha kurumsal bir zemine oturması açısından da önem taşımaktadır. Bu yakınlaşmanın arkasında ortak tarih ve dil bağlarının yanı sıra özellikle enerji taşımacılığı alanında giderek artan karşılıklı bağımlılık bulunmaktadır. Türkmenistan ve Azerbaycan liderleri de bu sürecin, Orta Asya ile Azerbaycan’ın Asya ve Avrupa arasındaki bağlantılarda daha etkin bir rol üstleneceği ortak bir jeopolitik ve jeoekonomik alan oluşturmayı hedeflediğini belirtmektedir.
Azerbaycan’ın tam katılımı, ülkenin Orta Asya’daki bölgesel işbirliğindeki konumunu da köklü biçimde değiştirmektedir. Bakü artık yalnızca daha sonra alınan kararlara uyum sağlayan bir aktör değil; gündemin belirlenmesine, ortak bildirilerin imzalanmasına ve bölgesel politika belgelerinin şekillendirilmesine doğrudan katkı sunmaktadır. 2025 tarihli “Orta Asya’da Bölgesel Güvenlik, İstikrar ve Sürdürülebilir Kalkınma Konsepti” de bunun örneklerinden biridir.
Bu yeni yapı, Orta Asya ülkeleri ile Azerbaycan’ın bölgesel meselelerde daha güçlü bir işbirliği ve eşgüdüm kurulmasına imkân tanımaktadır. Güvenlik ve iklimden ulaşım koridorları ile dijital altyapıya kadar uzanan pek çok alanda ortak yaklaşımların geliştirilmesi için de önemli fırsatlar sunmaktadır. Azerbaycan’ın konumu ise Orta Asya ülkelerinin Rusya ve Çin’le güçlü ilişkilerini sürdürürken Batı’yla olan bağlantılarını da güçlendirmelerine olanak sağlamaktadır.
2. Sizce önümüzdeki yıllarda katılımcı ülkeler arasında işbirliği açısından en çok potansiyel taşıyan alanlar hangileri?
Türkmenistan’ın Avaza Zirvesi için hazırladığı taslak gündem, somut işbirliğinin başlıca alanlarını beş başlık altında ortaya koymaktadır: siyasi ve diplomatik işbirliği, ticari ve ekonomik işbirliği, enerji ve ulaştırma, çevre ve su kaynakları ile kültürel ve eğitim alanındaki işbirliği. Bana göre önümüzdeki yıllarda özellikle birbiriyle bağlantılı üç alan daha fazla öne çıkacaktır: birincisi ulaşım ve lojistik, ikincisi enerji ve yeşil dönüşüm ve üçüncüsü eğitim, bilim ve gençlik alanındaki işbirliğidir.
İlk olarak, ulaşım ve lojistik bu formatın doğal temelini oluşturmaktadır. Orta Asya ülkelerinin denize kıyısı bulunmaması, dünya pazarlarına erişim açısından güvenilir ulaştırma koridorlarını gerekli kılmaktadır. Azerbaycan’ın limanları, demiryolu ağı ve Güney Kafkasya’daki transit altyapısı da bu açıdan önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bölge liderlerinin sık sık vurguladığı Orta Koridor, yani Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Güzergâhı; gümrük uygulamalarının uyumlaştırılması, teknik standartların ortaklaştırılması ve Kazakistan, Türkmenistan ile Azerbaycan’daki liman, demiryolu ve kuru liman altyapısına yapılacak ortak yatırımlarla daha da güçlendirilebilir.
İkinci olarak, petrol, doğalgaz, elektrik ve yenilenebilir enerjiyi kapsayan enerji işbirliği hem kısa hem de uzun vadede önemli fırsatlar sunmaktadır. Hazar’daki petrol ve doğalgaz boru hatları istişare formatı çerçevesinde daha bütüncül biçimde ele alınabilir. Bunun yanı sıra doğalgaz işleme, petrokimya, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanlarında ortak projeler geliştirilebilir ve bu projeler Avrupa’nın karbonsuzlaşma hedefleriyle uyumlu şekilde geliştirilebilir. Özellikle Avrupa ülkelerinin artan ihtiyaçları dikkate alındığında, doğalgaz arzının çeşitlendirilmesi, yatırımlar, fiyatlandırma ve altyapının geliştirilmesi konularında daha yakın bir koordinasyon için önemli bir alan bulunmaktadır. Türkmenistan ve Kazakistan liderleri başta olmak üzere bölge liderlerinin giderek daha fazla benimsediği güvenlik ve sürdürülebilir kalkınma anlayışı da bu süreci desteklemektedir.
Üçüncü olarak, özellikle Amu Derya ve Siriderya havzaları ile Aral Gölü çevresinde çevresel işbirliği açısından önemli fırsatlar bulunmaktadır. Kültür, eğitim ve bilim alanları da işbirliğinin geliştirebileceği önemli başlıklar arasında yer almaktadır. Nitekim Avaza Zirvesi’nin gündeminde bu alanlardaki temasların artırılması da yer almaktadır. İklim değişikliğine uyum, suyun daha verimli kullanılması ve çölleşmeyle mücadele gibi alanlarda geliştirilecek ortak girişimler, Orta Asya-Azerbaycan bütünleşmesinin toplumsal boyutunu güçlendirebilir. Öğrenci ve gençlik programları da bu süreci destekleyerek siyasi kararların zaman içinde daha kalıcı ve sürdürülebilir olmasına katkı sağlayabilir.
3. Bu genişleyen işbirliği formatı, Hazar bölgesinde ticaret, ulaşım, enerji ve dijital bağlantıların geliştirilmesine nasıl katkı sağlayabilir?
Genişletilmiş formatın merkezinde, hem fiziksel hem de dijital bağlantıların güçlendirilmesi yer almaktadır. Avaza’daki zirvede de sürdürülebilir ulaştırma ve lojistik koridorlarının geliştirilmesi, enerji işbirliğinin artırılması ve ticaretin kolaylaştırılması gibi konuların öne çıkması beklenmektedir. Buradaki amaç, beş Orta Asya ülkesini Azerbaycan’la aynı çerçevede buluşturarak Orta Koridor’un, Trans-Hazar güzergâhının ve bunlarla bağlantılı limanlar, demiryolları, enerji hatları ve fiber optik kablolar gibi altyapı unsurlarının ayrı ayrı ikili anlaşmalar üzerinden değil, ortak bir siyasi çerçeve içinde planlanıp geliştirilmesini sağlamaktır.
Çolpon-Ata’daki gayriresmî toplantı ve yayımlanan Bildiri de ticaret ve ulaştırma alanında öncelikleri açık biçimde ortaya koymuştur. Ticaretin kolaylaştırılması, ulaştırma ve lojistik politikalarının daha uyumlu hâle getirilmesi ve Hazar’ın iki yakası arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi bu başlıklar arasında yer almaktadır. İstişare formatı çerçevesinde bu işbirliği, Orta Koridor’un uluslararası platformlarda ortaklaşa tanıtılması, gümrük işlemlerinin dijitalleştirilmesi ve sadeleştirilmesine yönelik ortak standartların hazırlanması ve birbiriyle uyumlu elektronik belge sistemlerinin geliştirilmesi gibi adımlarla somutlaşabilir. Bu tür düzenlemeler, Çin’den Orta Asya ülkelerine ve Hazar üzerinden Avrupa’ya taşınan yüklerde hem maliyetin hem de sürenin azaltılmasına doğrudan katkı sağlayabilir.
Enerji alanında ise Orta Asya ülkeleri ile Azerbaycan’ın aynı format içinde yer alması, Hazar’daki enerji güzergâhları, enerji ticareti ve yenilenebilir kaynakların entegrasyonu konusunda daha düzenli ve kapsamlı görüşmeler yapılmasına imkân tanıyabilir. Azerbaycan’ın büyük ölçekli enerji projelerinin yönetimindeki deneyimi ile Orta Asya’nın giderek artan enerji kaynakları bu açıdan birbirini tamamlamaktadır. İstişare mekanizması, boru hatları, LNG projeleri ve bağlantı hatlarının ulaştırma koridorlarıyla birlikte ele alınmasına ve enerji ile lojistiği aynı çerçevede buluşturan projelerin geliştirilmesine zemin hazırlayabilir.
Son olarak Azerbaycan liderlerinin de öne çıkardığı “Dijital İpek Yolu” yaklaşımı, formatın daha geniş bağlantı gündemine dahil edilebilir. Sınır aşan fiber optik kablolara, veri merkezlerine ve ticaret, ulaştırma ile sınır yönetiminde kullanılacak dijital platformlara yapılacak yatırımlar yalnızca Orta Koridor’un modernleşmesine katkı sağlamayacaktır. Aynı zamanda koridorun Avrasya’da hem fiziksel hem de dijital altyapı açısından daha bütünleşmiş ve daha etkili bir konuma gelmesine de yardımcı olabilir.
Avaza’daki İstişare Toplantısı ve Azerbaycan’ın bu sürece daha kapsamlı katılımı, siyasi diyalog ile kurumsal işbirliğinin somut bağlantı ve kalkınma hedeflerine yöneldiği, daha bütünleşik ve uyumlu bir Orta Asya-Hazar işbirliği alanının oluşmasına katkı sağlamaktadır.

