Fransa’da 2026 yazında meydana gelen orman yangınları, ülkenin ulusal müdahale kapasitesinin yanı sıra geniş bir uluslararası dayanışma ağını da harekete geçirmiştir. Avrupa Birliği Sivil Koruma Mekanizması kapsamında Çekya, Hırvatistan, Almanya, Portekiz, Slovakya, İsveç ve Türkiye’den Fransa’ya toplam yedi uçak ve dört helikopter sevk edilmiş; Copernicus üzerinden uydu haritalaması sağlanmış ve Avrupa Komisyonu yardımın koordinasyonu için Bordeaux’ya bir irtibat görevlisi göndermiştir.[i] Türkiye de Fransa’ya iki yangın söndürme uçağıyla destek sağlamış ve Fransa bu desteğin ardından Türkiye dâhil yardım gönderen ülkelere teşekkür etmiştir.[ii]
Bu tablo ilk bakışta afet diplomasisinin güncel bir örneği olarak değerlendirilebilir. Ancak her sınır aşan afet yardımını doğrudan diplomatik faaliyet olarak tanımlamak, insani dayanışma ile diplomatik etki arasındaki ayrımı belirsizleştirebilir. Bu nedenle Fransa örneğinin ortaya çıkardığı daha önemli soru, devletler arasındaki afet yardımının hangi koşullarda insani ve teknik işbirliğinin ötesinde diplomatik anlam kazandığıdır.
Afet diplomasisi literatürünün öncü isimlerinden Ilan Kelman, söz konusu kavramı afetlerle bağlantılı faaliyetlerin çatışma ve işbirliğini nasıl etkilediğini veya neden etkileyemediğini inceleyen bir çerçeve olarak tanımlamaktadır. Bu yaklaşım, afet sonrasında sağlanan yardımlarla birlikte afet risklerinin azaltılması ve hazırlık gibi afet öncesi faaliyetleri de kapsamaktadır. Literatürün önemli bulgularından biri de afetlerin kendiliğinden yeni diplomatik fırsatlar yaratmadığı; mevcut siyasi süreçleri belirli koşullar altında hızlandırabildiğidir.[iii] Dolayısıyla yardımın diplomatik değerini yalnızca gönderilen ekipman veya personelin büyüklüğüyle ölçmek yerine yardımın gerçekleştiği siyasi bağlam, görünürlük, karşılıklılık ve kurumsallaşma düzeylerini birlikte değerlendirmek faydalı olacaktır.
Bu ayrımın en bilinen örneklerinden biri 1999 Türkiye-Yunanistan depremleridir. İki ülke arasındaki siyasi yakınlaşma, depremlerden önce dönemin dışişleri bakanları İsmail Cem ve Yorgo Papandreu arasında başlatılan diyalogla gelişmeye başlamış; Ağustos ve Eylül 1999 tarihlerinde yaşanan depremlerin ardından karşılıklı sağlanan yardım ise bu sürece güçlü bir toplumsal ve diplomatik ivme kazandırmıştır. Nitekim oluşan dayanışma ortamını izleyen Ocak ve Şubat 2000 tarihlerinde gerçekleştirilen karşılıklı ziyaretler sırasında turizm, çevre, yatırımlar, ekonomik işbirliği ve örgütlü suçlarla mücadele gibi alanlarda dokuz anlaşma imzalanmıştır.[iv] Akademik çalışmalar da bu nedenle deprem diplomasisinin etkisini yeni bir yakınlaşma yaratmasından ziyade hâlihazırda gelişmekte olan siyasi diyaloğu destekleyen bir katalizör olarak değerlendirmektedir.
Fransa’daki yangınlar bu açıdan daha farklı bir yapı sunmaktadır. Yardım sağlayan yedi ülkenin Fransa’yla siyasi ilişkileri aynı nitelikte olmadığı gibi yardımların önemli bir bölümü doğrudan ikili girişimler yerine AB Sivil Koruma Mekanizması içerisinde koordine edilmiştir. Türkiye’nin gönderdiği uçaklar da bu daha geniş Avrupa müdahalesinin parçası olmuştur. Türkiye’nin 2016 yılından bu yana katıldığı mekanizma, bugün 37 ülkeyi kapsamakta; yardım talebinin katılımcılara iletilmesini, ulusal kapasitelerin koordine edilmesini ve bunların yetersiz kalması durumunda rescEU stratejik rezervinin kullanılmasını mümkün kılmaktadır.[v]
Tam bu noktada kurumsallaşmanın afet diplomasisi üzerindeki etkisi çift yönlü değerlendirilebilir. Bir taraftan çok taraflı mekanizmalar, yardımın belirli bir ülkenin diğerine yönelik siyasi jesti olarak görünürlüğünü azaltabilir. Fransa’ya ulaşan desteğin yedi farklı ülkeden gelmesi ve önemli bölümünün önceden oluşturulmuş Avrupa kapasitesi içerisinde gerçekleşmesi, yardımın ikili diplomatik anlamını sınırlayabilir. Diğer taraftan aynı kurumsallaşma, yardım sağlanmasını siyasi ilişkilerin anlık durumuna daha az bağımlı hâle getirerek devletler arasında daha istikrarlı bir işbirliği alanı yaratmaktadır. Bu nedenle afet yardımının kurumsallaşması, diplomatik niteliğini ortadan kaldırmaktan ziyade diplomatik etkinin hangi düzeyde ortaya çıktığı sorusunu gündeme getirmektedir.
Nitekim AB, 2026 yangın sezonu başlamadan önce 14 ülkeden 777 itfaiyeciyi Fransa dâhil yüksek riskli altı ülkede önceden konuşlandırmış; 22 yangın söndürme uçağı ve beş helikopteri müdahaleye hazır tutmuştur.[vi] Bu kapasite paylaşımı, uluslararası işbirliğinin yalnızca afet gerçekleştikten sonra verilen siyasi kararlara dayanmadığını göstermektedir. Aynı zamanda yardım sağlayan ve alan ülke rolleri de sabit değildir. Bir afet sırasında kapasite sağlayan devlet, başka bir durumda aynı mekanizmanın desteğine ihtiyaç duyabilmektedir. Böylece karşılıklılık, doğrudan iki devlet arasında gerçekleşen bir yardım alışverişinden ziyade ortak mekanizmaya katılan aktörlerin ihtiyaç hâlinde kapasiteye erişebileceğine ilişkin kurumsal bir beklenti üzerinden de kurulabilmektedir.
Bu işbirliğinin önemi, Avrupa’daki yangın riskinin mevcut boyutuyla birlikte daha görünür hâle gelmektedir. Avrupa Çevre Ajansı, iklim değişikliğinin Avrupa genelinde yangın riskini artırdığını, yangına açık alanların genişlemesinin ve yangın sezonlarının uzamasının beklendiğini belirtmektedir.[vii] Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Avrupa’da 576.000 hektardan fazla alanın yanmış olması ve aynı dönemde Fransa’nın yanı sıra İspanya, Yunanistan, Belçika, Portekiz ve Hırvatistan gibi ülkelerin yangınlarla mücadele etmesi, uluslararası kapasite paylaşımını münferit bir diplomatik tercihin ötesinde ortak dayanıklılık meselesi hâline getirmektedir.[viii]
Fransa’ya sağlanan desteğin diplomatik anlamı, yardım gönderen ülkelerle mevcut ilişkilerin niteliğine göre de farklılaşmaktadır. Örneğin Portekiz’in katkısı, 2026 yılında yürürlüğe giren Dostluk ve İş Birliği Antlaşması’yla daha da kurumsallaşan yakın Fransa-Portekiz ilişkileri içerisinde mevcut dayanışmanın afet yönetimi alanındaki bir uzantısı olarak değerlendirilebilir.[ix] Buna karşılık Türkiye’nin AB Sivil Koruma Mekanizması kapsamında sağladığı desteğin Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından doğrudan ve kamusal biçimde karşılanması, çok taraflı bir yardım faaliyetinin aynı zamanda ikili diplomatik görünürlük kazanabileceğini göstermektedir.[x] Ancak bu görünürlük henüz geniş siyasi ilişkilere aktarılmış somut bir diplomatik sonuç ortaya koymamaktadır. Dolayısıyla aynı afet müdahalesi, bazı ilişkilerde mevcut işbirliğini pekiştiren bir unsur olurken bazı ilişkilerde gelecekte kullanılabilecek olumlu bir temas alanı yaratabilir; bunun kalıcı diplomatik etkiye dönüşmesi ise yardımın kendisinden çok tarafların bu alanı sonraki siyasi temaslara taşıyıp taşımamasına bağlı olacaktır.
Sonuç olarak Fransa’daki orman yangınları, uluslararası afet yardımının diplomatik anlamının yardım faaliyetinin kendisinden değil, gerçekleştiği siyasi ve kurumsal bağlamdan kaynaklandığını göstermektedir. Aynı çok taraflı müdahale içerisinde sağlanan destek, hâlihazırda yakın ve kurumsallaşmış ilişkilerde mevcut dayanışmayı pekiştirirken farklı siyasi dinamiklere sahip ilişkilerde yeni bir olumlu temas alanı ve diplomatik görünürlük yaratabilmektedir. Ancak bu potansiyelin daha geniş siyasi ilişkilere aktarılması, afet yardımının ötesinde tarafların sonraki diplomatik tercihleriyle bağlantılıdır. Çok taraflı mekanizmalar ise ikili jestlerin görünürlüğünü kısmen azaltabilse de afet işbirliğinin sürekliliğini bireysel siyasi tercihlere daha az bağımlı hâle getirebilmektedir. Bu nedenle Fransa örneğinin diplomatik önemi, afetlerin siyasi farklılıkları ortadan kaldırmasından ziyade ortak riskler karşısında bu farklılıklara rağmen işbirliğinin hangi koşullarda mümkün olabildiğini göstermesinde aranabilir.
[i] “The EU sends planes and firefighters as wildfires ravage France and Spain”, European Commission, https://civil-protection-humanitarian-aid.ec.europa.eu/news-stories/news/eu-sends-planes-and-firefighters-wildfires-ravage-france-and-spain-2026-07-27_en, (Erişim Tarihi: 18.08.2026).
[ii] Esra Taşkın, “Fransa, orman yangınlarıyla mücadelesine destek veren Türkiye dahil tüm ülkelere teşekkür etti”, Anadolu Ajansı, https://aa.com.tr/tr/dunya/fransa-orman-yanginlariyla-mucadelesine-destek-veren-turkiye-dahil-tum-ulkelere-tesekkur-etti/4030193, (Erişim Tarihi: 18.08.2026).
[iii] “Disaster Diplomacy”, Disaster Diplomacy Project, https://www.disasterdiplomacy.org/index.html, (Erişim Tarihi: 18.08.2026).
[iv] Kaşif Eryalçın, “Türkiye ile Yunanistan Arasındaki Ticari ve Ekonomik İlişkiler”, T.C. Dışişleri Bakanlığı, https://www.mfa.gov.tr/turkiye-ile-yunanistan-arasindaki-ticari-ve-ekonomik-iliskiler.tr.mfa, (Erişim Tarihi: 20.08.2026).
[v] “EU civil protection mechanism”, European Commission, https://civil-protection-humanitarian-aid.ec.europa.eu/what/civil-protection/eu-civil-protection-mechanism_en, (Erişim Tarihi: 20.08.2026).
[vi] “EU deploys largest ever wildfire response for 2026 summer”, European Commission, https://civil-protection-humanitarian-aid.ec.europa.eu/news-stories/news/eu-deploys-largest-ever-wildfire-response-2026-summer-2026-06-02_en, (Erişim Tarihi: 18.08.2026).
[vii] “Forest fires in Europe”, European Environment Agency, https://www.eea.europa.eu/en/analysis/indicators/forest-fires-in-europe, (Erişim Tarihi: 18.08.2026).
[viii] “Rain aids fight against Belgium’s biggest wildfire, as blazes rip through Europe”, Reuters, https://www.reuters.com/business/environment/rainfall-offers-new-hope-fight-against-belgiums-biggest-wildfire-2026-08-17/, (Erişim Tarihi: 18.08.2026).
[ix] “Le Traité d’amitié et de coopération entre la France et le Portugal entre en vigueur”, Ministère de l’europe et des affaires étrangères, https://www.diplomatie.gouv.fr/fr/presse-et-ressources/decouvrir-et-informer/actualites/le-traite-d-amitie-et-de-cooperation-entre-la-france-et-le-portugal-entre-en-vigueur, (Erişim Tarihi: 20.08.2026).
[x] Ayvaz Çolakoğlu, “Macron remercie la Türkiye pour l’envoi de deux Canadairs contre les incendies, Anadolu Ajansı, https://www.aa.com.tr/fr/turkiye/macron-remercie-la-turkiye-pour-l-envoi-de-deux-canadairs-contre-les-incendies/4011081, (Erişim Tarihi: 20.08.2026).
