Analiz

Hindistan-Özbekistan Kapsamlı Stratejik Ortaklığı

Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik yaklaşımı, ikili ve bölgesel düzeyde eş zamanlı olarak ilerleyen iki yönlü bir stratejiye dayanmaktadır.
Hindistan-Özbekistan ilişkileri ve daha geniş anlamda Hindistan-Orta Asya işbirliği, yıllar içinde çok boyutlu bir nitelik kazanmıştır.
Orta Asya açısından Hindistan’la ilişkilerin geliştirilmesi, dış ortaklıkların çeşitlendirilmesi bakımından önemli fırsatlar doğurmaktadır.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

29-30 Ağustos 2026 tarihlerinde Hindistan Başbakanı Narendra Mori, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki ilişkileri Kapsamlı Stratejik Ortaklık seviyesine yükseltmişlerdir. Görüşmeler kapsamında taraflar, 2030 yılına kadar yıllık ikili ticaret hacmini beş milyar dolara çıkarma hedefi belirlerken; savunma ve kritik mineraller dahil olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliğini derinleştirme konusunda mutabakata varmıştır. Ayrıca ikili işbirliğinin üst düzeyde koordinasyonu ve varılan anlaşmaların uygulanmasının takibi amacıyla Dışişleri Bakanları düzeyinde yeni bir mekanizma oluşturulması kararlaştırılmıştır.[i] Söz konusu mekanizma, tarafların siyasi iradelerini kurumsal bir zemine taşıma, planlanan proje ve işbirliklerini hayata geçirme ve daha kalıcı ve sürdürülebilir bir ortaklık geliştirme yönündeki kararlılığını yansıtmaktadır.

Hindistan-Özbekistan ilişkilerinin kurumsallaşma ve derinleşme süreci 2011 yılına kadar uzanmaktadır. Nitekim aynı yıl Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un Yeni Delhi’ye gerçekleştirdiği devlet ziyareti sırasında iki ülke arasındaki ilişkiler Stratejik Ortaklık düzeyine yükseltilmiştir. Ziyaret kapsamında ayrıca yakıt ve enerji, bilgi teknolojileri, tekstil, ilaç, bankacılık ve ticaret dahil olmak üzere çeşitli alanlarda ekonomik ve yatırım işbirliğinin genişletilmesini öngören çeşitli belgeler imzalanmıştır.[ii]

Bu dönemde Hindistan’ın Orta Asya’yla ilişkileri, Özbekistan’la kurulan ikili çerçevenin ötesine geçerek bölgesel düzeyde daha kapsamlı ve kurumsal bir nitelik kazanmaya başlamıştır.  Nitekim 12 Haziran 2012 tarihinde Hindistan’ın Orta Asya ülkeleriyle hem ikili hem de bölgesel düzeyde siyasi, ekonomik ve halklar arası ilişkileri proaktif bir şekilde geliştirme vizyonuna dayanan “Orta Asya ile Bağlanma Politikası” hayata geçirilmiştir.[iii] Bu sürecin kurumsallaşması açısından önemli bir diğer adım, 2019 yılında Semerkant’ta ilk Hindistan-Orta Asya Diyaloğu’nun gerçekleştirilmesi olmuştur. 2022 yılındaki ilk Hindistan-Orta Asya Zirvesi ise taraflar arasındaki temasları liderler düzeyine taşımış ve kapsamlı ve kalıcı bir ortaklık geliştirme yönündeki iradeyi ortaya koymuştur.[iv]

Tüm bu gelişmeler, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik yaklaşımının ikili ve bölgesel düzeyde eş zamanlı olarak ilerleyen iki yönlü bir stratejiye dayandığını göstermektedir. Bu çerçevede Yeni Delhi, bir yandan bölge ülkeleriyle ikili ilişkilerini ve ortaklıklarını geliştirirken diğer yandan Orta Asya’nın bütününü kapsayan bölgesel mekanizmalar aracılığıyla işbirliğini derinleştirmektedir. Bu yaklaşımın istikrarlı ve kademeli niteliği, Hindistan-Özbekistan ilişkilerinin Kapsamlı Stratejik Ortaklık düzeyine yükseltilmesini daha geniş ve uzun vadeli bir yakınlaşma sürecinin parçası olarak değerlendirmeyi mümkün kılmaktadır.

Bu süreçte öne çıkan bir diğer unsur ise diyaloğun sürekliliğidir. Üst düzey ziyaretler, düzenli diyalog mekanizmaları ve zirveler, Hindistan’ın Orta Asya’yla ilişkilerinde iletişim ve işbirliğini sürdürülebilir kılmaya verdiği önemi ortaya koymaktadır.

Bu noktada Hindistan’ın Orta Asya’yla ilişkilerini derinleştirme arayışının arkasındaki temel faktörlerin ele alınması önem kazanmaktadır.

Öncelikle Orta Asya, Avrasya’ya açılan bir köprü olmasının yanı sıra sahip olduğu zengin petrol, doğalgaz, uranyum ve hidroelektrik kaynaklarıyla önemli bir jeoekonomik merkez konumundadır. Bu kaynaklar, Yeni Delhi’nin enerji tedarikini çeşitlendirmesine katkı sağlayabilir. Bölge aynı zamanda Afganistan kaynaklı güvenlik tehditleri, Orta Asya’ya doğrudan kara erişiminin bulunmaması ve alternatif bağlantı güzergâhlarına duyulan ihtiyaç nedeniyle stratejik öneme sahiptir. Bunun yanı sıra Hindistan’ın bölgedeki etkinliğini artırması, Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICO) ve Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) gibi çok taraflı platformlar aracılığıyla bölgesel ortaklıklarını geliştirmesine imkân tanımaktadır.[v]

Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik bu çok boyutlu yaklaşımı içerisinde Özbekistan’ın neden daha belirgin bir konumda olduğu ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.

Öncelikle Özbekistan’ın Orta Asya’nın merkezindeki konumu, geniş nüfusu ve bölgeler arası bağlantı güzergâhları açısından taşıdığı önem, ülkeyi Hindistan’ın bölgesel bağlantısallık hedefleri bakımından önemli bir ortak haline getirmektedir. Bunun yanı sıra Taşkent’in 2016 yılından itibaren daha açık ve bölgesel işbirliği odaklı bir dış politika izlemeye başlaması, Hindistan’la ilişkilerin geliştirilmesi için elverişli bir zemin yaratmıştır. Nitekim iki ülkenin bağlantısallık, terörle mücadele, enerji ve ticaret alanlarındaki ortak çıkarları, özellikle Afganistan kaynaklı bölgesel güvenlik kaygıları bağlamında ilişkilerin önemini daha da artırmaktadır.[vi]

Bununla birlikte söz konusu yakınlaşmayı yalnızca Hindistan’ın bölgesel çıkarları üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Hindistan-Orta Asya ilişkilerinin gelişiminde bölge ülkelerinin ve özellikle de Özbekistan’ın Yeni Delhi’yle işbirliğine yönelik yaklaşımı da önemli bir rol oynamaktadır.

Orta Asya açısından Hindistan’la ilişkilerin geliştirilmesi, dış ortaklıkların çeşitlendirilmesi bakımından önemli fırsatlar doğurmaktadır. Bunun yanı sıra Hindistan’ın sağlık, yükseköğretim, bilgi teknolojileri ve mühendislik gibi alanlarda sahip olduğu kapasite, Orta Asya ülkelerinin artan ihtiyaçlarıyla örtüşmektedir. Bollywood, eğitim imkânları ve Hindistan Teknik ve Ekonomik İşbirliği Programı (ITEC) gibi girişimler aracılığıyla gelişen kültürel ve halklar arası bağlar da Hindistan’ın bölgede daha tanıdık ve erişilebilir bir ortak olarak algılanmasına katkı sağlamaktadır.[vii] Bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, Hindistan’ın Orta Asya için yalnızca dış ortaklıklarının çeşitlendirilmesi bakımından değil, ulusal kalkınma ve kapasite geliştirme alanlarında da katkı sağlayabilecek tamamlayıcı bir ortak olarak öne çıktığı söylenebilir.

Özbekistan açısından bakıldığında ise Hindistan, güvenilir ve gelecek vadeden bir stratejik ortak olarak görülmektedir. Nitekim Narendra Modi’nin 30 Ağustos 2026 tarihindeki Özbekistan ziyareti sırasında Hindistan’ın özellikle dijital teknolojiler, yazılım geliştirme ve girişimcilik alanlarındaki başarılarına dikkat çekilmesi, Taşkent’in bu alanlarda karşılıklı faydaya dayalı işbirliğini geliştirmeye verdiği önemi göstermektedir. Enerji, kritik mineraller, sağlık ve tarım gibi çeşitli alanlarda işbirliğinin genişletilmesinin hedeflenmesi ve Özbekistan’da dört Hint üniversitesinin hâlihazırda faaliyet göstermesi,[viii] iki ülke arasındaki ilişkilerin farklı alanlara yayılan çok boyutlu yapısını ortaya koymaktadır. Bu açıdan bakıldığında, ilişkilerin Kapsamlı Stratejik Ortaklık düzeyine yükseltilmesi yalnızca diplomatik br statü değişikliği değil, hâlihazırda farklı alanlara yayılan işbirliğinin daha kapsamlı ve kurumsal bir çerçeveye taşınması olarak nitelendirilebilir.

Kapsamlı Stratejik Ortaklığın ilerlemesi ve başarısı, varılan anlaşmaların ne ölçüde hayata geçirileceğine ve tarafların mevcut yapısal sınırlılıkları ne ölçüde aşabileceğine bağlı olacaktır. Bu bağlamda ikili ticaretin mevcut düzeyi ve bağlantısallık sorunu öne çıkan iki sınırlılıktır. 2026 yılının ilk yarısında Hindistan-Özbekistan ticaret hacminin 598,1 milyon dolar olarak gerçekleşmesi,[ix] 2030 yılı için belirlenen beş milyar dolarlık hedefe ulaşılması için önümüzdeki dönemde önemli ölçüde ilerleme kaydedilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu hedefe ulaşılmasını zorlaştırabilecek başlıca unsurlardan biri ise bağlantısallık sorunudur. Hindistan’ın Orta Asya’ya doğrudan kara erişiminin bulunmaması temel bir yapısal sınırlılık oluştururken, Çabahar Limanı ve Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru (INSTC) alternatifler sunsa da Hindistan’ın İran’ın transit altyapısına bağımlılığı, yaptırımlar ve bölgesel istikrarsızlık karşısında kırılganlıklar yaratmaktadır.[x]

Sonuç olarak Hindistan-Özbekistan ilişkileri ve daha geniş anlamda Hindistan-Orta Asya işbirliği, yıllar içinde çok boyutlu bir nitelik kazanmıştır. Tarafların ilişkileri daha da geliştirme yönündeki kararlığı dikkate alındığında, Özbekistan’ın bu süreçte Hindistan-Orta Asya ilişkilerinin geleceğinin şekillenmesinde önemli bir rol oynayabileceği söylenebilir. Mevcut yapısal sınırlılıkların aşılması ve diyaloğun sürdürülmesi halinde Hindistan-Orta Asya işbirliğinin kaydedeceği ilerleme, daha geniş bölgesel etkileşim açısından da yeni fırsatların önünü açabilir.


[i] “India-Uzbekistan ties go comprehensive as Modi, Mirziyoyev set $5 billion trade goal”, The Economic Times, https://shorturl.at/tAlbH, (Erişim Tarihi: 12.09.2026).

[ii] Anvar Umarov, “Uzbekistan and India establish strategic partnership”, Uz Daily, https://www.uzdaily.uz/en/uzbekistan-and-india-establish-strategic-partnership/, (Erişim Tarihi: 12.09.2026).

[iii] “Keynote address by MOS Shri E. Ahamed at First India-Central Asia Dialogue”, Ministry of External Affairs, Government of India, https://www.mea.gov.in/speeches-statements?dtl/19791/, (Erişim Tarihi: 12.09.2026).

[iv] Ayusha Saini, “Decadal Review of India-Central Asia Relations: Assessing Strategic Intent and Structural Constraints”, Chintan Research Foundation, https://www.crfindia.org/publications/research-article/decadal-review-of-india-central-asia-relations-assessing-strategic-intent-and-structural-constraints, (Erişim Tarihi: 12.09.2026).

[v] Aynı yer.

[vi] Rajershi Dharmendra, “Strategic Pivot Westward: The Importance of Uzbekistan From The Lens of Indian Foreign Policy”, EPRA International Journal of Multidisciplinary Research, https://eprapublishing.org/IJMR/strategic-pivot-westward-the-importance-of-uzbekistan-from-the-lens-of-indian-foreign-policy/20285, (Erişim Tarihi: 13.09.2026).

[vii] Ayusha Saini, a.g.m.

[viii] “Leaders of Uzbekistan and India outline outcomes of talks”, President of the Republic of Uzbekistan, https://president.uz/en/lists/view/9553, (Erişim Tarihi: 13.09.2026).

[ix] “Uzbekistan-India Cooperation in Figures”, National Statistics Committee of the Republic of Uzbekistan, https://stat.uz/en/press-center/news-of-committee/69973-zbekiston-va-indiston-amkorligi-ra-amlarda-4, (Erişim tarihi: 13.09.2026).

[x] Ayusha Saini, a.g.m.

Banu YAKUBOVA
Banu YAKUBOVA
Banu Yakubova, Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü son sınıf öğrencisidir. Aynı üniversitede Sosyal Adalet ve Politika alanında yan dal eğitimine devam etmektedir. Lisans eğitimi kapsamında Erasmus+ Değişim Programı ile Fransa’da Sciences Po Lille’de bir dönem eğitim almıştır. Başlıca ilgi alanları; Orta Asya, dış politika analizi, güvenlik çalışmaları, uluslararası hukuk ve insan haklarıdır. Banu, ileri düzeyde İngilizce, Türkçe, Rusça ve Türkmence bilmekte olup Fransızca öğrenimine devam etmektedir.

Benzer İçerikler