Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in 2-3 Temmuz 2026 tarihlerinde Gürcistan’a gerçekleştirdiği devlet ziyareti, yirmi yılı aşkın bir sürenin ardından bir Özbekistan Cumhurbaşkanı tarafından Gürcistan’a gerçekleştirilen ilk resmi ziyaret olmuştur. Söz konusu ziyaret, ikili ilişkileri stratejik ortaklık seviyesine taşımış; ticaret, yatırım, ulaştırma, gümrük, dijital teknolojiler, sağlık, eğitim ve kültür alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşmanın imzalanmasıyla sonuçlanmıştır. Mirziyoyev ile Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, bölgesel bağlantısallık ve altyapı geliştirilmesini ikili işbirliğinin “stratejik önceliklerinden biri” olarak tanımlamış ve Orta Koridor’un “güvenilir ve rekabetçi” bir transit güzergâh olarak güçlendirilmesinin önemini vurgulamıştır.[i]
Gürcistan Devlet Başkanı Mikheil Kavelaşvili de stratejik ortaklığın Güney Kafkasya ile Orta Asya arasındaki bağlantısallığı güçlendireceğini belirterek Orta Koridor’u her iki bölgenin sürdürülebilir kalkınması ve ekonomik işbirliği açısından temel bir unsur olarak nitelendirmiştir.[ii] Bu çerçevede Mirziyoyev’in Gürcistan ziyareti, Özbekistan dış politikasında yapısal bir dönüşüme işaret etmektedir. Buna göre Güney Kafkasya artık yalnızca komşu bir bölge olarak değil, Orta Asya’nın batıya açılan bağlantısallığının vazgeçilmez bir uzantısı olarak değerlendirilmektedir.
2022 Rusya-Ukrayna Savaşı’nın patlak vermesinin ardından Orta Koridor, Rusya topraklarına olan bağımlılığı azaltmayı hedefleyen Avrasya ülkeleri açısından alternatif bir ulaştırma güzergâhı olmanın ötesine geçerek stratejik bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu dönüşüm, özellikle Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demiryolu Projesi’nin inşasını sürdüren Özbekistan açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Söz konusu demiryolu, Çin’i Orta Asya’ya mevcut güzergâhlara kıyasla daha verimli bir şekilde bağlamayı amaçlamakla birlikte projenin ticari başarısı yalnızca Orta Asya’daki altyapının geliştirilmesine değil, aynı zamanda Hazar Denizi ve Güney Kafkasya üzerinden güvenilir transit bağlantılarının sağlanmasına da bağlıdır. Bu bağlamda Gürcistan’ın Karadeniz kıyısındaki Poti ve Batum limanları, şekillenmekte olan Avrasya ulaştırma ağının vazgeçilmez halkaları olarak öne çıkmaktadır. Taşkent yönetimi de bu stratejik gerçekliğin farkında olarak, Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demiryolu’nun ekonomik potansiyelini en üst düzeye çıkarabilmek amacıyla diplomatik ve lojistik ortaklıklara yönelik yatırımlarını giderek daha büyük bir öncelik olarak değerlendirmektedir.
Bu hedefi yansıtır biçimde, iki ülke daha önce yalnızca konteyner taşımacılığıyla sınırlı olan demiryolu indirimlerini, Orta Asya-Güney Kafkasya-Anadolu (CASCA+) koridoru boyunca diğer vagon türlerini de kapsayacak şekilde genişletmesi konusunda anlaşmaya varmıştır. Özbekistan Ulaştırma Bakanı İlhom Mahkamov, ayrıca ülkenin önde gelen ithalatçı, ihracatçı ve lojistik şirketlerinden oluşan bir konsorsiyum aracılığıyla Gürcistan’ın Karadeniz limanlarında Özbekistan’a ait lojistik altyapının oluşturulmasının planlandığını açıklamış ve söz konusu limanların Özbekistan açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulamıştır.[iii] Bu girişimler birlikte değerlendirildiğinde, Taşkent’in yalnızca Gürcistan’ın ulaştırma altyapısına ayrıcalıklı erişim sağlamayı değil, aynı zamanda Karadeniz’de kalıcı bir lojistik varlık tesis ederek Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demiryolu ile daha geniş anlamda Orta Koridor’un uzun vadeli sürdürülebilirliğini güvence altına almaktadır.
Özbekistan’ın bu alandaki ilgisi, Gürcistan’ın Anaklia başta olmak üzere Karadeniz limanlarının, 2024 yılında seçilen Çinli konsorsiyumun projeden çekilmesinin ardından devlet öncülüğünde uygulanacak “landlord modeli” çerçevesinde geliştirileceğini açıklamasıyla daha da önem kazanmıştır.[iv] Söz konusu model, temel liman altyapısının mülkiyetinin Gürcistan’da kalmasını öngörürken, farklı uluslararası yatırımcıların terminal geliştirme ve işletme faaliyetlerine katılımına olanak sağlamaktadır. Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Mariam Kvrivishvili de özellikle Orta Koridor güzergâhında yer alan ülkeleri, başta Orta Asya cumhuriyetleri olmak üzere bu projelere yatırım yapmaya davet etmiştir. Bu gelişme, Mirziyoyev’in Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demiryolu’nun Bakü-Tiflis-Kars (BTK) Demiryolu ile entegre edilmesi yönündeki önerisine de ayrı bir stratejik önem kazandırmaktadır. Böyle bir entegrasyon, Çin ve Orta Asya’yı Hazar Denizi ve Güney Kafkasya üzerinden Türkiye ve Avrupa pazarlarına bağlayan kesintisiz bir doğu-batı ulaştırma zincirinin oluşturulmasına katkı sağlayacaktır.
Özbekistan’ın Kafkasya stratejisinin somut yansımaları şimdiden görülmeye başlamıştır. Stratejik ortaklık, giderek ulaştırma, lojistik ve yatırım projeleri aracılığıyla uygulamaya aktarılmaktadır. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri, Gürcistan’ın Poti Serbest Sanayi Bölgesi’nde inşa edilmekte olan Özbekistan çok amaçlı lojistik terminalidir. Yaklaşık 30 hektarlık bir alan üzerine ve 18,3 milyon ABD doları yatırım ile hayata geçirilen proje, Özbekistan’ın Karadeniz’deki başlıca lojistik merkezi haline gelmesi amaçlanmaktadır.[v]
Özbekistan’ın dış politikasının değişen karakteri de önemli olan bir diğer husus olmaktadır. Taşkent, 2016 yılından bu yana jeopolitik bloklaşmalardan ziyade ekonomik bağlantısallığı önceleyen pragmatik ve çok yönlü bir dış politika anlayışı benimsemektedir. Gürcistan ile tesis edilen stratejik ortaklık da bu yaklaşımın somut bir yansımasını oluşturmaktadır. Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde yaşanan duraksamaya rağmen Özbekistan, Brüksel ile Tiflis arasındaki siyasi gerilimlerin ikili ilişkilerini etkilemesine izin vermemiştir. Bunun yerine Taşkent, altyapı diplomasisini normatif ve ideolojik tartışmalardan giderek daha belirgin biçimde ayrıştırmaktadır. Özbekistan açısından Gürcistan’ın stratejik önemi, ülkenin iç siyasi yöneliminden değil; Karadeniz, Güney Kafkasya ve Avrupa arasında yer alan jeostratejik konumundan kaynaklanmaktadır. Bu yaklaşım, Orta Asya devletlerinin dış politikasında giderek belirginleşen daha geniş bir eğilime de işaret etmektedir. Buna göre dış ortaklıkların şekillenmesinde bağlantısallık, ticaret ve yatırım gibi pragmatik unsurlar, ideolojik ve normatif değerlendirmelerin önüne geçmektedir.
Söz konusu stratejik ortaklık daha geniş jeopolitik sonuçlar da doğurmaktadır. Avrasya’daki ulaştırma koridorları üzerindeki rekabet, giderek yalnızca altyapı projeleriyle sınırlı kalmayıp siyasi nüfuz mücadelesini de kapsamaktadır. Çin, Orta Koridor’u Kuşak ve Yol Girişimi’ni tamamlayıcı stratejik bir güzergâh olarak değerlendirmektedir. Avrupa Birliği ise “Küresel Geçit” girişimi kapsamında doğu-batı eksenli bağlantısallık projelerine yatırım yapmayı sürdürmektedir. Benzer şekilde Türkiye ve Azerbaycan da koridorun batısındaki konumlarını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Bu çerçevede Özbekistan’ın Gürcistan’la kurduğu stratejik ortaklık, ülkenin değişen jeopolitik dengeler içerisinde konumunu sağlamlaştırma çabasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte Taşkent, çok yönlü dış politika anlayışı doğrultusunda herhangi bir dış aktöre bağımlı hâle gelmekten kaçınmaktadır. Gürcistan ile geliştirilen işbirliği, çok yönlü dış politika kapsamında Özbekistan’ın dış bağlantı ve transit seçeneklerini çeşitlendirmeye yönelik pragmatik bir stratejinin parçası niteliğindedir.
Mirziyoyev’in Tiflis’e gerçekleştirdiği devlet ziyareti, Özbekistan’ın Avrasya bağlantısallığının geleceğinin artık Orta Asya sınırlarının ötesinde de şekillendiğinin farkında olduğunu ortaya koymaktadır. Güney Kafkasya, Taşkent’in dış politikasında giderek daha önemli bir stratejik sütun hâline gelmektedir. Gürcistan’la kurulan stratejik ortaklık ise Özbekistan’ın batıya yönelik bağlantısallık stratejisini kurumsallaştırarak Karadeniz üzerinden lojistik erişimini genişletmektedir. Aynı zamanda artan Özbek yük hacmi ve potansiyel yatırımlar da Gürcistan’ın Orta Koridor’daki konumunu güçlendirmektedir. Başka bir ifadeyle Gürcistan, Karadeniz limanları aracılığıyla Avrupa’ya açılan kritik bir deniz kapısı işlevi görürken; Özbekistan ise Çin ve Güney Asya’nın hızla büyüyen pazarlarına uzanan stratejik bir geçiş noktası sunmaktadır.
[i] “Uzbekistan President Visits Tbilisi, Signs Strategic Partnership Agreement with Georgia”, Civil Georgia, https://civil.ge/archives/743370, (Erişim Tarihi: 05.08.2026).
[ii] Aynı yer.
[iii] “Uzbekistan, Georgia agree to digitize road transport permits”, Kun uz, https://kun.uz/en/news/2026/07/07/uzbekistan-georgia-agree-to-digitize-road-transport-permits-d70ed7, (Erişim Tarihi: 05.08.2026).
[iv] “Middle Corridor Development Lacks Security Component”, Jamestown, https://jamestown.org/middle-corridor-development-lacks-security-component/, (Erişim Tarihi: 05.08.2026).
[v] “Расширение торгово-экономических связей – президент Узбекистана посетит Грузию в июле” , Sputnik Georgia, https://sputnik-georgia.ru/20260630/rasshirenie-torgovo-ekonomicheskikh-svyazey–prezident-uzbekistana-posetit-gruziyu-v-iyule-299402341.html, (Erişim Tarihi: 05.08.2026).
