Son zamanlarda adından sıkça söz ettiren Yeni Özbekistan’da tüm değişim ve dönüşümler öncelikle halkın çıkarları doğrultusunda, vatandaşların arzu ve istekleri dikkate alınarak ve ülkenin geleceği düşünülerek uygulanıyor. Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in girişimleriyle, kutsal İslam dininin gelenek ve değerlerinin korunmasına, gerçek inanç temelleriyle sahte dini görüşlerin açıkça ayırt edilmesine ve gençlerin yıkıcı fikirlerden etkilenmemesine dönük tedbirlerin alınmasına özel önem veriliyor ve bu konuda akılcı reformlar yapılıyor.
Özbekistan’da “İnsan Onuru İçin” hayati ilkesine dayalı olarak yürütülen reformlar, çokuluslu Özbek halkından aktif destek alıyor. Bu kapsamdaki dirayetli çalışmaların olumlu etkileri özellikle dini alanda açıkça görülebiliyor. Bu bağlamda, uzmanların ve bilim insanlarının, Yeni Özbekistan’da sosyo-manevi ortamın iyileştirilmesinde ve dini durumun istikrarının sağlanmasında elde edilen başarıdaki ana etkenin ne olduğu sorusunu merak etmeleri doğaldır. Devlet Başkanı’nın inisiyatifiyle Özbekistan’da uygulanan dini reformlarının pratik yönleri aşağıdakilerde görülebilir:
1. Vicdan özgürlüğünün sağlam bir yasal temeli oluşturuldu. Yeni dönemde Özbekistan’da vatandaşların vicdan özgürlüğü hakkını güvence altına alan normatif-yasal temel tamamen güncellenmiştir. 2023 yılında kabul edilen Özbekistan Cumhuriyeti Yeni Anayasası, ülkenin laik bir devlet olduğunu, insan haklarına ve özgürlüklerine, ulusal ve evrensel insan değerlerine bağlı olduğunu ilan etmiştir.
Ayrıca 2021 yılında “Vicdan Özgürlüğü ve Dini Kuruluşlar Hakkında” Yeni Kanun kabul edilmiş, dini kuruluşların özgür ve güvenli bir şekilde faaliyet göstermesinin yasal temelleri tahkim edilmiştir. Keza “Özbekistan Cumhuriyeti’nde Vatandaşların Vicdan Özgürlüğünün Sağlanması ve Dini Alanda Devlet Politikası Konseptinin Onaylanması Hakkında” belge kabul edilmiştir. Genel olarak 2017 yılından bu yana ülkede dini alandaki faaliyetleri düzenlemek için 3 yasa, Cumhurbaşkanı’na ait 38 kararname, kararı ve ferman, Bakanlar Kurulu’nun 19 kararı kabul edilmiştir. Yeri gelmişken vurgulamak gerekli ki dini alandaki bu reformlar gerçekleştirilirken tüm hassasiyetler göz önünde bulunduruluyor, Özbek halkının önemli atasözü olan “Yedi kere ölç, bir kere kes” ilkesi temel alınıyor.
Aynı zamanda, reformlar yapılırken ülkenin asırlık deneyiminin, dini kimliğinin ve geleceğe dönük hayallerinin hesaba katılmaması hiçbir fayda getirmeyeceği aşikardır. Dolayısıyla Özbekistan yönetiminin dini alanda herhangi mevzuat düzenlemesi yaparken aceleye getirmeden, halkın asırlık kıymetlerini tam yansıtarak hareket etme girişimleri takdire şayandır.
Şöyle bir gerçek var. İstikrarlı bir politika özellikle dini alanda hazır bir yurtdışı modeli olarak ithal edilemez. Bununla beraber bu konuda uluslararası deneyim önemlidir. Ancak herhangi bir deneyim değerlendirilir ve uygulkanırken mutlaka ulusal-dini değerlere saygı gösterilmeli, Özbekistan’ın çok etnikli ve çok dinli koşulları hesaba katılmalı ve en önemlisi ulusal çıkarlarla uyum unutulmamalıdır.
2. Küresel uluslararası girişimler ilgi odağı haline geldi. Özbekistan Devlet Başkanı, uluslararası alanda iyilik, bilgi, aydınlanma ve hoşgörüye dayalı İslam öğretilerini yaymayı ayrıca aşırılıkçılık, terör ve İslamofobi ile mücadeleyi amaçlayan küresel fikirleri ve girişimleri teşvik ediyor. Örneğin 18 Ekim 2016’da Taşkent’te İslam İşbirliği Teşkilatı 43. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısında, Özbekistan Devlet Başkanınca Semerkant’ta İmam Buhari’nin adını taşıyan uluslararası bir bilim ve araştırma merkezinin kurulmasını önerilmişti. 2017 yılında da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 72. oturumuna katılan Özbekistan Devlet Başkanı, uluslararası alanda İslam’a karşı tek taraflı olumsuz tutumlara ilişkin kararlı duruşunu dile getirerek “Kutsal dinimizi şiddet ve kan dökmeyle özdeşleştirenleri kesin bir şekilde kınıyoruz ve onlarla asla uzlaşmayacağız. İslam dini bizi iyiliğe ve barışa, gerçek insanî erdemleri yüceltmeye çağırıyor” ifadelerini kullanmıştı. Aynı oturumda Özbekistan lideri dünya toplumuna İslam dininin bilimsel ve manevi zenginliğini ve yaratıcı potansiyelini göstermeyi amaçlayan fikri ve önemi bakımından eşsiz bir projedir, İslam Medeniyeti Merkezi kurma girişimini anlattı. Ayrıca, Özbekistan’ın girişimiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun genel oturumunda “Aydınlanma ve Dini Hoşgörü Hakkında” Karar kabul edildi. Bu Karar, hoşgörüyü ve karşılıklı saygıyı teşvik etmeyi, din özgürlüğünü sağlamayı ve inananların haklarını korumayı amaçlamaktadır. Özbekistan’ın bu girişim, Birleşmiş Milletler’in 100’den fazla üye ülkesi tarafından desteklenmiştir.
3. Eğitim alanindaki reformların temeli tahkim edildi. Günümüzün karmaşık ve tehlikeli çağında, modern tehditlere dayanabilen derin bilgi ve geniş bakış açısına sahip uzmanların yetiştirilmesi görevi giderek daha acil hale geliyor. Dolayısısyla Özbekistan’daki dini eğitim kurumlarının faaliyetlerini kökten iyileştirmeye dikkat ediliyor. 2025 yılında kurulan Özbekistan Uluslararası İslami İlimler Akademisi bu yöndeki en önemli girişimlerin başında geliyor. Akademi, İslam İlimler, Din Bilimleri ve Kaynak Çalışmaları alanlarında personel yetiştiren ülkedeki en önemli eğitim kurumu niteliğinde. Bir diğer husus ise Özbekistan’daki imamların ve vaizlerin bilgi ve mesleki becerilerinin iyileştirilmesine özel dikkat gösterilmesidir. Bu amaçla, Din Alanında Mesleki ve Yeniden Eğitim Enstitüsü kurulmuş bulunuyor. Her yıl yüzlerce imam ve vaiz burada bilgi ve becerilerini geliştiriyor.
İmam Buhari, İmam Tirmizi, İmam Darimi gibi Özbekistan topraklarında yetişen büyük mudeddislerin kurduğu hadis okullarının faaliyetlerini ihya etmek, geliştirmek ve geride bıraktıkları zengin ilmi mirası incelemek amacıyla Semerkant’ta Hadis İlmi Okulu tesis edilmiştir. Buhara bölgesindeki tarihen meşhur dinî eğitim kurumu, Mir Arap Medresesi’nin İslam dünyasındaki yeri ve etkisi göz önünde bulundurularak burada din görevlilerine ileri eğitimlerin verileceği bir Yüksek Dini Eğitim kurumu Mir Arap Yüksek Medresesi kurulmuştur. Mir Arap Medresesi’nin faaliyeti sırasında sadece Özbekistan için değil, Orta Asya ülkeleri için de dinî ve dünyevi bilgileri derinlemesine kavramış personel yetiştirdiği belirtilmelidir. Günümüzde Rusya, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan gibi ülkelerde etkili âlimler ve din adamları Mir Arap Medresesi mezunlarıdır.
Ayrıca, kadim Termiz topraklarında büyük hadis alimi İmam Tirmizi’nin adını taşıyan yeni bir uluslararası bilimsel araştırma merkezi, enstitü ve dini eğitim kurumu faaliyete başladı. İmam Termizi Uluslararası Bilimsel Araştırma Merkezi tarafından İmam Tirmizi, Hakim Tirmizi ve diğer Tirmizli alimlerinin 30’dan fazla eseri Özbekçe’ye çevirdi ve yayınladı.
Hidayet önderi (İmâmü’l-hüda) olarak ün salan büyük alim İmam Maturidi’nin bilimsel mirasının günümüzdeki önemi göz önüne alınarak, Özbekistan Bakanlar Kurulu bünyesinde İmam Maturidi Uluslararası Bilim ve Araştırma Merkezi kurulmuştur. Merkezde bugüne kadar büyük atamızın “Te’vilatü’l-Kur’an” ve “Kitab at-Tevhid” eserlerini Özbekçeye çevrilmiştir. Ayrıca büyük atamız Şah-ı Nakşibendi ve Nakşibendi tarikatının alimlerinin yüksek insani fikirlerini bilimsel bir temelde incelemek amacıyla 2025 yılında Buhara bölgesinde Bahauddin Nakşibend Bilim ve Araştırma Merkezi kurulmuştur. Bu merkezlerin İslam’ın gerçek öğretilerini Özbek halkına, Türk dünyasına ve Müslüman topluluğuna iletmeye hizmet ettiğinin vurgulanması gerekir. “Cehalete Karşı Aydınlanma” asil düşüncesi temelinde faaliyet gösteren bu kurumlar, gençlerin dış etkilerden etkilenmesini önlemek, onları bilime yönlendirmek ve yüksek ahlaki değerler temelinde eğitmek açısından önemli rol oynamaktadır.
4. Dini alana dönük yüksek ilgi. Özbekistan’da, imam-hatipler de dahil olmak üzere din görevlilerinin toplumdaki uyum ve istikrarı güçlendirmedeki rolüne özel bir önem verilmektedir. Türbeleri, camileri ve dini eğitim kurumlarını desteklemek için hayır amaçlı “Vakıf” Kamu Fonu kurulmuştur. İslam’a saygının ve büyük alimlerimize gösterilen ilginin bir sembolü olarak, 500’den fazla cami, medrese ve türbe imar edilmiştir. Özellikle, Taşkent’teki “İmam Tirmizi”, “Şeyh Muhammed Sadık Muhammed Yusuf”, “Süzük Ata” Camileri, Karşi şehrindeki “Ebu Muin Nesefi” Camii, Namangan’daki Sultan Üveys Karani Türbesi ve Buhara’daki Bahauddin Nakşibendi ve yedi pir türbeleri gibi birçok kutsal mekanda büyük ölçekli imar ve bakım çalışmaları yapılmıştır.
Semerkant’taki İmam Buhari Külliyesinde de benzer bir inşaat çalışması devam ediyor. Hadis ilminde müminlerin önderi sayılan İmam Buhari’nin türbesini barındıran bu güzel külliyenin 2025 yılında hizmete açılması planlanıyor. Şüphesiz ki bu kutsal yer, dünyadaki Müslümanlar için bir izaz, ilgi ve saygı yeri olacak. Bu tür imar çalışmasının temel amacı, büyük geçmişi bugünle birleştirerek Özbek halkının manevi potansiyelini artırmaktır.
5. Büyük tarih, manevi gelişimin temelidir. Tarihte Maveraünnehir olarak ün kazanan günümüzdeki Özbekistan toprakları her dönemde bilim ve kültür merkezlerinden biri olmuştur. Muhammed Harezmi, Ebu Reyhan Biruni, Ahmed Fergani, İbn Sina, İmam Buhari, İmam Tirmizi, İmam Maturidi, Mahmud Zemahşeri, Mirza Ulubey, Ali Şir Nevai gibi bilginler ve büyük düşünürler, kendi zamanlarında Doğu’da Birinci ve İkinci Aydınlama dönemlerinin temellerini atmışlardır. Nitekim Özbekistan’da bugün uygulanan reformların önemli hedefi, gençler arasında atalarının insan medeniyetine yaptığı büyük katkıyı teşvik ederek kendilerini geliştirmeye yönlendirmek ve zengin ulusal mirasa dayalı yenilikçi bir kalkınma döneminin, Üçüncü Aydınlanma yolunu açmaktır.
Vurgulamak gerekir ki günümüzde Müslüman dünyasının karşılıklı dayanışmasını tahkim etme, karşılaştığımız sorunlara çözüm bulma ve İslam ümmetinin birliğini güçlendirme konusunda ülkelerin kabiliyet ve potansiyellerinin harekete geçirilmesinin büyük önem taşıyor. Bu bağlamda, Özbekistan’daki bilim ve araştırma merkezleri, dünyanın önde gelen İslam araştırma merkezleriyle işbirliği yaparak, büyük alimlerimizin bilimsel mirasına adanmış uluslararası sempozyumlar düzenliyor. Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın himayesinde 2018’de Abdülhâlik Gucdüvânî ve Bahauddin Nakşibend’in, 2020 ve 2025’te İmam Moturidi’nin ve 2024’te İmam Tirmizi’nin bilimsel mirasını incelemek üzere düzenlenen uluslararası kongreler dünyanın dört bir yanından 100’den fazla etkili alim ve bilim camiasını bir araya getirdi.
29-30 Nisan 2025 tarihlerinde, kadim Semerkant şehrinde, Maturidi düşünce okulunun kurucusu İmam Ebu Mansur Maturidi’nin bilimsel mirasını incelemeye adanmış “Hoşgörü, İtidal ve Aydınlanma Öğretisi Olarak Maturidilik” konulu uluslararası bir sempozyum düzenlendi. Etkinliğe dünyanın 26 ülkesinden 70’ten fazla alim, uluslararası İslami kuruluş başkanları ve Maturidi alimler katıldı. Bu konferansa Türkiye’den 10’dan fazla Maturidi alim ve ünlü profesörün katılımı sempozyumun etkisini daha da artırdı.
6. Düşman değil dost edinme politikası. Son yıllarda çeşitli yabancı ve yıkıcı hareketlerin etkisine yenik düşen ve yaptıklarından pişmanlık duyan Özbek vatandaşlara sosyal destek ve hayatta yerlerini bulmaları için yardım sağlanmıştır. Hatalarını fark eden ve iyileşme yoluna giren bireylere ailelerine geri dönme ve huzurlu bir hayat yaşama fırsatı verilmiştir. Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın bağışlama ve yüksek insanilik politikasının bariz ifadesi, Suriye ve Irak’tan Özbekistan’a geri getirilen vatandaşların örneğinde de görülebilir. “Mehr” (Şefkat) adı verilen özel operasyon kapsamında yaklaşık 500 kadın ve çocuk savaş bölgelerinden Özbekistan’a geri getirilmiştir. Bu çalışmalar toplumda radikalizm ve aşırılığın önlenmesinde, gençlerin yaratıcılığa yönlendirilmesinde, bilgiye, aydınlanmaya ve gerçek insanlığa dayanan İslam öğretilerinin doğru bir şekilde anlaşılması ve buna göre hareket edilmesinde çok önemli bir rol oynamıştır.
Sonuç olarak Yeni Özbekistan’da din alanında uygulanan reformların, ülke vatandaşlarının vicdan özgürlüğü hakkını güvence altına almaya, gençleri yıkıcı fikirlerin etkisinden korumaya, dinin temellerini derinlemesine anlayan nitelikli personel yetiştirmeye zemin hazırlamaya, toplumda barış ve huzuru sağlamaya ve istikrarlı bir sosyo-manevi ortamı korumaya hizmet ettiği söylenebilir.
