Röportaj

Satria Rizaldi Alchatib: “Singapur, ABD ve Çin’e Karşı Her Zaman Pragmatik Bir Tutum Sergilemiştir.”

ASEAN, büyük güçlerle yapıcı bir işbirliğine her zaman açık olacaktır.
Malakka, her zaman stratejik bir güvenlik darboğazı olmuştur.
ASEAN, bölgesel istikrarı tehlikeye atarak önemli maddi çıkarlar elde etmez.

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Ankara Kriz ve Siyasi Çalışmalar Merkezi (ANKASAM), Hürmüz Krizi’nin Malakka Boğazı üzerindeki etkilerini değerlendirmek üzere Yeni Zelanda’nın Wellington Victoria Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler alanında doktora adayı olan Satria Rizaldi Alchatib ile yapmış olduğu röportajı dikkatlerinize sunmaktadır.

1. Sizce Hürmüz Krizi’nin Malakka Boğazı’na etkisi neler oldu? Bölge devletleri, Malakka Boğazı’ndan geçişler sebebiyle kıyı devletlere (Malezya, Singapur, Endonezya’ya) ücret ödenmesi olasılığına nasıl yaklaşıyorlar? 

Malakka, Hürmüz’deki krizin patlak verip vermemesine bakılmaksızın her zaman stratejik bir güvenlik darboğazı olmuştur. Zira bu su yolu, küresel ticaret tedarik zincirinin %20-30’luk bir kısmını oluşturmaktadır.  Hürmüz’ün küresel dikkatleri Malakka’ya kaydırdığı düşüncesine katılıyorum, ancak ASEAN, bölgesel istikrarı feda ederek önemli bir maddi avantaj elde etmemektedir. Zira Endonezya, Malezya ve Singapur tarafından oluşturulan Malakka Boğazı Devriyeleri (MSP), üye devletler arasında itidalin korunmasını sağlamak üzere tasarlanmıştır. Dolayısıyla böyle bir sonuç, şaşırtıcı olmayacaktır.

2. Kıyı devletlerden özellikle Singapur ve Malezya’nın (ücret ödenmesi) meselesine yaklaşımının Endonezya’dan farklı olduğu görülüyor. Bilhassa Singapur’un buna kesin şekilde karşı çıktığı görülüyor. Sizce bunun sebebi nedir?

Bu konudaki birtakım karşıt görüşlere rağmen şunu belirtmeliyim ki; kıyı devletleri arasında kayda değer bir fark bulunmamaktadır. Endonezya bakanının açıklaması sadece (kişisel) bir düşünceydi, kendisi de buna açıklık getirdi. Geçen gemilerden ücret talep etmek teknik olarak yasadışıdır. Ancak Endonezya aktarma hizmetleri sunabilir. Bu konuda Malezya ve Singapur ile işbirliği yapmak mantıklı bir seçenektir.

3. Singapur’un dış politikasında hassas bir dengeleme olduğunu söyleyebilir miyiz? ABD ve Çin arasındaki rekabette Singapur nasıl konumlanıyor?

Singapur, ABD ve Çin’e karşı her zaman pragmatik olmuştur. ABD-Singapur ilişkisi nispeten durağan kalmıştır. Singapur, son ABD-İran ateşkesini memnuniyetle karşılarken; Çin’le ticaret ilişkileri (Hürmüz sonrası) jeopolitik kaygılara rağmen yüksek bir noktadadır. Örneğin bu yılın mayıs ayında Wang Yi ve Balakrishnan arasındaki Yüksek Düzeyli Toplantı gerçekleşmiştir.

4. Trump yönetimi, Hürmüz’den sonra Malakka Boğazı’yla ilgilenmeye başlarsa bölge devletlerinin tepkisi/yaklaşımı nasıl olur? ASEAN ülkeleri, potansiyel bir Malakka Krizi’nde ABD ve Çin arasındaki dengeyi koruyabilir mi?

Trump’a Endonezya savunma güçleri tarafından hava sahasına sınırsız erişim teklifi sunuldu, ancak bu teklifin hiçbir şekilde devamı gelmedi. Yakın zamanda imzalanan Büyük Savunma İşbirliği Ortaklığı (MDCP) büyük ölçüde göstermelik bir nitelikteydi ve pratikte hiçbir somut içeriği yoktu. ABD’nin İran’la savaşa yönelik “topyekûn yaklaşımı” göz önüne alındığında, Malakka’ya geri dönüşü konusunda biraz şüpheliyim.

ASEAN, büyük güçlerle yapıcı bir işbirliğine her zaman açık olacaktır; ABD’nin Asya’ya dönüşü, Malakka Boğazı meseleleri de dâhil olmak üzere ASEAN öncülüğündeki mekanizmalar aracılığıyla desteklenecektir. ASEAN, bunu Doğu Asya Zirvesi’nin önemini yeniden canlandırmak için kullanabilir; böylece hem Çin’in hem de ABD’nin çıkarlarını bir araya getirerek gerginlik döneminin ardından ilişkileri yeniden tesis ederek merkezi konumunu pekiştirebilir.

Satria Rizaldi Alchatib
Satria, Wellington Victoria Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler alanında doktora adayıdır. ASEAN’ın normatif güçlerinin deniz güvenliği alanında güveni nasıl geliştirdiğini ve bu güçlerin büyük güçleri Asya-Pasifik güvenlik düzenine nasıl entegre ettiğini araştırmaktadır. Satria, 17. Güney Çin Denizi Konferansı, Birleşmiş Milletler’de düzenlenen 12. Uluslararası Dayanışma Forumu ve Asya-Afrika İşbirliği’nin 50. Bandung Konferansı dahil olmak üzere çeşitli önemli politika forumlarında Endonezya’yı temsil etmiştir. Gelecek vaat eden bir akademisyen olarak, Hint-Pasifik bölgesinde deniz güvenliği, düzensiz göç, bölgesel güvenlik düzeni ve bölgeler arası işbirliği ile ilgili konularda çok sayıda makale yazmıştır. Satria, Pasifik Forumu Genç Lideri (2025), FACTS Asia Üyesi (2025) ve London Dialogue’un Misafir Üyesi (2026) unvanlarına sahiptir. Hint-Pasifik’te ASEAN’ın stratejik vizyonuna katkıda bulunmak amacıyla çeşitli Track 2 ağları, sivil toplum kuruluşları ve ASEAN sektörel organlarıyla birlikte çalışmıştır.
Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk Tamer, 2014 yılında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Gazi Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Çalışmaları Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başlamıştır. 2016 yılında “1990 Sonrası İran’ın Irak Politikası” başlıklı teziyle master eğitimini tamamlayan Tamer, 2017 yılında ANKASAM’da Araştırma Asistanı olarak göreve başlamış ve aynı yıl Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Doktora Programı’na kabul edilmiştir. Uzmanlık alanları İran, Mezhepler, Tasavvuf, Mehdilik, Kimlik Siyaseti ve Asya-Pasifik olan ve iyi derecede İngilizce bilen Tamer, Gazi Üniversitesindeki doktora eğitimini “Sosyal İnşacılık Teorisi ve Güvenlikleştirme Yaklaşımı Çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti’nde Kimlik İnşası Süreci ve Mehdilik” adlı tez çalışmasıyla 2022 yılında tamamlamıştır. Şu anda ise ANKASAM’da Asya-Pasifik Uzmanı olarak görev almaktadır.

Röportaj

Ludovika Türk Araştırmalar Merkezi Kıdemli Danışmanı Dávid Biró: “Daha Bütünleşik ve Uyumlu Bir Orta Asya-Hazar İşbirliği Alanı Oluşuyor.”

Ankara Kriz ve Siyasi Çalışmalar Merkezi (ANKASAM), Azerbaycan’ın Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantıları...

SVI Araştırmacısı Syed Raza Abbas: “Mekke Anlaşması, Yeni Bir Bölgesel Güvenlik Çerçevesine Doğru Atılmış Bir Adım Olarak Değerlendirilebilir.”

7 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma...

PRCCSF Genel Direktörü Khalid Taimur Akram: “Mekke Anlaşması, Körfez-Türkiye-Güney Asya Stratejik Hattını Güçlendirme Potansiyeline Sahiptir”

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın hem bölgesel hem...

ISSI Araştırmacısı Arhama Siddiqa: “Pakistan, Mekke Anlaşması’nı ‘Barışı Korumayı Amaçlayan Bir Düzenleme’ Olarak Görmektedir”

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), İslamabad Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (ISSI) Araştırmacısı Arhama...