Analiz

Donmuş Çatışmadan Kademeli Entegrasyona: Avrupa’nın Gürcistan’daki Güç Kaybı

AB’nin güvenlik varlığı devam ederken siyasi etkisi zayıflamaktadır.
Gürcistan, AB’nin normatif koşulluluk ile jeopolitik rekabeti aynı anda yönetme kapasitesinin test edildiği bir alana dönüşmektedir.
Gürcistan vakası, Avrupa güvenliğinin yalnızca açık askerî saldırıları caydırma değil; savaş eşiğinin altında ilerleyen kademeli egemenlik aşındırmasına karşı siyasi ve kurumsal etki üretebilme meselesi olduğunu göstermektedir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Rusya-Gürcistan Savaşı’nın başlamasının üzerinden 18 yıl geçerken Avrupa Birliği’nin (AB) 7 Ağustos 2026 tarihli açıklaması, Gürcistan’daki güvenlik sorununa ilişkin dikkat çekici bir değişimi yeniden görünür hâle getirmiştir. AB, uzun süredir Rusya’nın Abhazya ve Güney Osetya’daki askerî varlığını, sınırlandırma faaliyetlerini ve hareket özgürlüğüne yönelik kısıtlamaları eleştirmenin yanı sıra bu bölgelerin Rusya’nın düzenleyici ve güvenlik alanına fiilen entegre edilmesine yönelik girişimlere de dikkat çekmektedir. Ancak 2026 yılındaki gelişmeler, bu sürecin yeni bir kurumsal boyut kazandığını göstermektedir.[i]

Bu gelişmeleri anlamak önemlidir. Çünkü Gürcistan’daki durum uzun yıllardır uluslararası ilişkiler literatüründe “donmuş çatışma” kavramıyla açıklansa da bugün yaşanan gelişmeler statik bir çatışma ortamından ziyade açık savaşın altında ilerleyen sürekli bir dönüşüme işaret etmektedir. Bu nedenle Gürcistan vakasında temel mesele, artık yalnızca 2008 savaşının çözülememiş sonuçlarının devam edip etmediği değildir. Daha önemli soru, resmî ilhak gerçekleşmeden bir ülkenin egemenliğinin siyasi, hukuki, ekonomik ve güvenlik araçlarıyla ne ölçüde aşındırılabileceği ve Avrupa’nın bu daha kademeli baskı biçimine hangi araçlarla karşılık verebildiğidir.

2008 yılındaki savaştan sonra Rusya, Abhazya ve Güney Osetya’yı bağımsız devletler olarak tanımış; AB ise Gürcistan’ın uluslararası kabul görmüş sınırları içerisindeki egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteğini sürdürmüştür. AB arabuluculuğunda sağlanan 12 Ağustos 2008 tarihli Altı Maddelik Anlaşma’nın ardından Avrupa Birliği Gürcistan Gözlem Misyonu (EUMM) oluşturulmuş ve bölgedeki güvenlik durumunun istikrara kavuşturulması amaçlanmıştır. EUMM bugün de yaklaşık 200 gözlemciyle faaliyet göstermekte; çatışmanın yeniden başlamasının önlenmesi, idari sınır çizgilerinin çevresinde yaşayan toplulukların güvenliğinin desteklenmesi ve taraflar arasında güven inşası gibi işlevler yürütmektedir. Buna karşılık misyonun yetkisi Gürcistan’ın uluslararası kabul görmüş topraklarının tamamını kapsamasına rağmen Abhazya ve Güney Osetya’nın fiilî yönetimleri EUMM’nin kontrol ettikleri bölgelere erişimine izin vermemektedir.[ii]

Aradan geçen 18 yılda bu durum, askerî çatışmanın sona ermesinin toprak üzerindeki siyasi kontrol mücadelesini sona erdirmediğini göstermiştir. Özellikle “borderisation” olarak tanımlanan süreç kapsamında idari sınır çizgileri boyunca fiziki bariyerlerin, çitlerin ve kontrol mekanizmalarının oluşturulması; hareket özgürlüğünün kısıtlanması ve gözaltı uygulamaları, ayrılıkçı bölgeler ile Gürcistan’ın geri kalanı arasındaki ayrımı günlük yaşam içerisinde giderek daha somut hâle getirmiştir. Mart 2026 tarihinde yayımlanan güncel bir akademik çalışma da Gürcistan’daki borderisation sürecini “gri bölge” stratejileri üzerinden ele almakta ve bu uygulamaların açık savaş veya resmî ilhak olmaksızın hukuki ve mekânsal kontrol üretme kapasitesine dikkat çekmektedir.[iii]

Bu çerçeve, donmuş çatışma kavramının Gürcistan’daki durumu açıklamakta neden giderek yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır. Donmuş çatışma ifadesi, temel siyasi anlaşmazlığın çözülemediği, ancak sahadaki statükonun büyük ölçüde sabit kaldığı bir durum çağrıştırmaktadır. Oysa Gürcistan örneğinde statü resmen değişmese bile statükonun içeriği değişmektedir. Fiziksel sınırların güçlendirilmesi, Rusya ile ayrılıkçı bölgeler arasındaki kurumsal ilişkilerin derinleşmesi ve güvenlik, ekonomi ve mevzuat alanlarında entegrasyonun artması, savaş sonrası düzenin durağan olmadığını göstermektedir. Bu nedenle Gürcistan’daki süreci donmuş çatışmanın devamından ziyade kademeli entegrasyon yoluyla egemenliğin aşındırılması şeklinde okumak daha açıklayıcı görünmektedir.

9 Mayıs 2026 tarihinde Rusya ile Güney Osetya’nın fiilî yönetimi arasında imzalanan “Müttefik İş Birliğinin Derinleştirilmesi Anlaşması” bu dönüşümün en güncel örneklerinden biridir. Anlaşma; dış politika, savunma ve güvenlik alanlarında koordinasyonun genişletilmesinin yanı sıra hukuki normların uyumlaştırılması ve sermaye, mal, hizmet ve iş gücünün hareketini kolaylaştıracak bir ortak alanın geliştirilmesini öngörmektedir. Bunu izleyen haftalarda fiilî lider Alan Gagloyev’in görevinden ayrılarak Vladimir Putin’in danışmanı olacağını açıklaması ve Rusya-Güney Osetya entegrasyonuna ilişkin anlaşmaların uygulanmasında görev üstleneceğini belirtmesi, siyasi bağların derinleştiğine ilişkin bir başka gösterge oluşturmuştur. Aynı dönemde Rus devlet sisteminde uzun süre görev yapmış Marat Kambolov’un Güney Osetya’nın fiilî başbakanlığına atanması, kurumsal bütünleşmenin idari boyutunu daha görünür hâle getirmiştir. AB de anlaşmayı ve Kambolov’un atanmasını, bölgenin Rusya’nın düzenleyici ve güvenlik alanına fiilen entegre edilmesi yönündeki girişimlerin güncel göstergeleri arasında değerlendirmiştir. Bununla birlikte Moskova ve Güney Osetya’nın fiilî yönetimi henüz resmî ilhak yönünde bir referandum veya benzeri bir adım atmış değildir.[iv]

Burada dikkat çekici olan, ilhakın hukuki olarak tamamlanmasından önce entegrasyonun fiilen derinleşebilmesidir. Bu süreç tamamen yeni de değildir. Thomas Ambrosio ve William Lange’in Rusya’nın 2008 sonrasında Abhazya ve Güney Osetya’yla imzaladığı 78 anlaşmayı inceleyen çalışması, askerî, ekonomik ve siyasi ilişkileri düzenleyen ikili anlaşmaların yıllar içerisinde kapsamlı bir hukuki mimari oluşturduğunu göstermektedir.[v] 2026 yılındaki yeni anlaşma bu açıdan ani bir kopuş değil; uzun süredir gelişen yapının yeni ve daha kapsamlı bir aşaması olarak değerlendirilebilir.

Tam bu noktada Avrupa Birliği’nin Gürcistan’daki konumu daha karmaşık hâle gelmektedir. Bir taraftan AB, bölgede tamamen etkisiz bir aktör değildir. EUMM’nin sürekli saha varlığı, Cenevre Uluslararası Görüşmeleri’ndeki eş başkanlık rolü ve Güney Kafkasya Özel Temsilcisi aracılığıyla yürütülen diplomatik faaliyetler, Avrupa’nın 2008 sonrasında oluşturduğu güvenlik mimarisinin hâlen işlediğini göstermektedir. EUMM’nin varlığı çatışma bölgelerinin çevresinde bilgi üretimi, olayların izlenmesi, gerilimin azaltılması ve yerel güvenliğin desteklenmesi açısından somut bir kapasite sunmaktadır.[vi] Ancak bu kapasitenin sınırları da aynı ölçüde belirgindir. Misyonun Abhazya ve Güney Osetya’ya erişememesi, Avrupa’nın sahada bulunması ile tartışmalı bölgelerdeki gelişmeler üzerinde doğrudan etki kurabilmesi arasındaki farkı ortaya koymaktadır. Başka bir ifadeyle EUMM, çatışmanın yeniden askerî tırmanmaya dönüşmesini önlemeye ve mevcut güvenlik risklerini yönetmeye katkı sağlayabilir ancak aynı araçların bölgelerin Rusya’yla kademeli entegrasyonunu tersine çevirmesi beklenemez. Bu nedenle Avrupa’nın Gürcistan’daki güvenlik politikasında istikrar üretme kapasitesi ile siyasi statükoyu dönüştürme kapasitesini birbirinden ayırmak gerekmektedir.

Bu ayrımın önemi, Gürcistan’ın AB’yle kendi siyasi ilişkilerindeki dönüşüm dikkate alındığında daha da artmaktadır. Gürcistan Aralık 2023’te AB adaylık statüsü kazanmış olmasına rağmen katılım süreci 2024’te fiilen durmuştur. Avrupa Komisyonu’nun 2025 genişleme değerlendirmesi, ülkede hukuk devleti ve temel haklar alanındaki gerileme, muhalefete ve protestoculara yönelik baskılar, yargının siyasallaşması ve sivil toplum alanının daralması gibi gelişmeleri ciddi demokratik gerileme olarak tanımlamış ve Gürcistan’ı mevcut koşullarda yalnızca “adı üzerinde aday ülke” olarak değerlendirmiştir.[vii] Haziran 2026 tarihinde Avrupa Parlamentosu da Gürcistan hükümetiyle daha ileri düzeyde AB angajmanının demokratik gerilemenin tersine çevrilmesine yönelik somut ve doğrulanabilir adımlara bağlanması gerektiğini savunmuştur.

Gürcistan hükümeti ise kendisine yöneltilen otoriterleşme ve Rusya’ya yakınlaşma suçlamalarını reddetmekte, muhalefetin bazı eylemlerini anayasal düzeni devirmeye yönelik girişimler olarak tanımlamaktadır. Buna karşılık Mayıs 2026 tarihinde 2025 yerel seçimleri sırasında düzenlenen protestolarla bağlantılı on kişinin uzun hapis cezalarına çarptırılması ve aynı ay muhalefet liderlerinden Levan Khabeishvili’nin hapsedilmesi, ülkenin iç siyasi geriliminin devam ettiğini göstermektedir.[viii]

Böylece Gürcistan dosyasında Avrupa açısından alışılmadık bir ikilik ortaya çıkmaktadır. AB’nin güvenlik varlığı devam ederken siyasi etkisi zayıflamaktadır. EUMM üzerinden Avrupa sahadaki tek uluslararası gözlem misyonunu sürdürmekte ve Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü diplomatik olarak desteklemektedir. Buna karşılık bir dönem AB’nin en önemli siyasi etki araçlarından biri olan üyelik perspektifi, demokratik gerileme nedeniyle artık aynı dönüştürücü kapasiteyi üretmemektedir. Bu durum, güvenlik varlığının otomatik olarak siyasi nüfuza dönüşmediğini göstermesi bakımından önemlidir. Üstelik AB açısından basit bir tercih de bulunmamaktadır. Demokratik kriterlerin jeopolitik gerekçelerle gevşetilmesi, genişleme politikasının temelini oluşturan koşulluluk mekanizmasını ve Birliğin normatif iddiasını zayıflatabilir. Buna karşılık üyelik sürecinin siyasi etkisinin giderek aşınması, Rusya’nın ayrılıkçı bölgeler üzerindeki entegrasyonunu derinleştirdiği bir dönemde Avrupa’nın Gürcistan üzerindeki uzun vadeli hareket alanını daraltabilir. Dolayısıyla Gürcistan, AB’nin normatif koşulluluk ile jeopolitik rekabeti aynı anda yönetme kapasitesinin test edildiği bir alana dönüşmektedir.

Sonuç olarak Gürcistan örneği, bir çatışmanın askerî olarak yeniden başlamamasının egemenlik üzerindeki mücadelenin sona erdiği anlamına gelmediğini göstermektedir. Ukrayna Savaşı Avrupa güvenliğinde açık askerî saldırıya karşı caydırıcılık ve savunma kapasitesini ön plana çıkarırken Gürcistan, savaş eşiğinin altında ilerleyen kademeli yöntemlerin de zaman içerisinde siyasi ve kurumsal gerçekliği dönüştürebileceğini ortaya koymaktadır. Bu durum, Avrupa açısından istikrar üretmek ile statükoyu koruyabilmek arasındaki farkı daha görünür hâle getirmektedir. Dolayısıyla Gürcistan, yalnızca 2008 yılından kalan çözülememiş bir çatışma değil; AB’nin güvenlik varlığını siyasi etkiye dönüştürme ve farklı biçimlerde ortaya çıkan egemenlik aşındırmasına karşı uzun vadeli bir strateji geliştirme kapasitesinin güncel bir testi olarak değerlendirilmelidir.


[i] “Georgia: Statement by the Spokesperson marking 18 years since the outbreak of the war between Russia and Georgia”, European External Action Service (EEAS), https://www.eeas.europa.eu/eeas/georgia-statement-spokesperson-marking-18-years-outbreak-war-between-russia-and-georgia_en, (Erişim Tarihi: 09.08.2026).

[ii] “Our Mandate”, European Union Monitoring Mission in Georgia, 2026, https://www.eumm.eu/en/about_eumm/mandate, (Erişim Tarihi: 10.08.2026).

[iii] Olga Dorokhina, “’Borderization’ as a Tool of Gray Zone Warfare: The Case of Georgia”, AUC Studia Territorialia, 25(2): 43–70, çevrimiçi yayın tarihi: 24 Mart 2026, https://doi.org/10.14712/23363231.2026.3, ss. 67-69.

[iv] Mamie Powers, “South Ossetia and Russia Make Further Steps Toward Annexation”, The Jamestown Foundation, 6 Haziran 2026, https://jamestown.org/south-ossetia-and-russia-make-further-steps-toward-annexation/, (Erişim Tarihi: 10.08.2026).

[v] Thomas Ambrosio & William A. Lange, “The Architecture of Annexation? Russia’s Bilateral Agreements with South Ossetia and Abkhazia”, Nationalities Papers, 44(5): 673–93, 2016, https://doi.org/10.1080/00905992.2016.1203300, ss. 676.

[vi] “EU Statement on the 67th round of the Geneva International Discussions, OSCE Permanent Council No. 1572”, EEAS, 10 Temmuz 2026, https://www.eeas.europa.eu/delegations/vienna-international-organisations/eu-statement-67th-round-geneva-international-discussions-osce-permanent-council-no-1572_en, (Erişim Tarihi: 10.08.2026).

[vii] “2025 Communication on EU Enlargement Policy (extract about Georgia)”, EEAS, https://www.eeas.europa.eu/delegations/georgia/2025-communication-eu-enlargement-policy-extract-about-georgia_en, (Erişim Tarihi: 10.08.2026).

[viii] Lucy Papachristou, “Georgia hands down long sentences to election-day protest organisers”, Reuters, https://www.reuters.com/world/georgia-hands-down-long-sentences-election-day-protest-organisers-2026-05-07/, (Erişim Tarihi: 10.08.2026); “Georgia jails opposition figure who urged ‘peaceful revolution’ for 2-1/2 years”, Reuters, https://www.reuters.com/world/georgia-jails-opposition-figure-who-urged-peaceful-revolution-2-12-years-2026-05-21/, (Erişim Tarihi: 10.08.2026).

Başak ERTUNÇ
Başak ERTUNÇ
Başak Ertunç, 2024 yılında Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden “Chanter pour l'Europe: Une Analyse Discursive des Paroles des Chansons d'Israël à l'Eurovision” başlıklı bitirme teziyle bölüm dördüncüsü olarak mezun olmuştur. Lisans eğitimi sırasında bir dönem Sciences Po Strasbourg Siyaset Bilimi Bölümü’nde değişim öğrencisi olarak eğitim almıştır. Hâlihazırda Galatasaray Üniversitesi ve Bordeaux Üniversitesi ortaklığında yürütülen Çift Diploma Yüksek Lisans Programı kapsamında Küresel Güvenlik ve Uluslararası Politika Analizi Bölümü’nde öğrenimine devam etmektedir. Yüksek lisans tez çalışmasını “Entre solidarité Sud-Sud et projection de puissance: investissements sanitaires, discours et construction du rôle chinois en Afrique du Sud” başlığı altında sürdüren Başak’ın başlıca ilgi alanları konstrüktivist uluslararası ilişkiler teorisi, kimlik ve kültür çalışmaları, söylem analizi, güvenlikleştirme teorisi, küresel sağlık diplomasisi ve uluslararası aktörlerin rol inşası süreçleridir. Başak, ileri seviyede İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

Benzer İçerikler